Bu mimin konusu bağlantı listemizden bir kaç arkadışımızı tanıtmak….
İlk olarak cici kardeşimle başlamak istiyorum. (daha 5 yıl oldu ama 25 yıl gibi)canım dostum sevgili AySultan, blog dünyasında daha çok yeni. Henüz bir fotomakinası olmadığı için çok kaliteli fotolar çekemiyor ama tarifleri süper,bizzat tadına baktığım için biliyorum
Bloğunu sadece tariflerle donatmıyor cicim,ayrıca beğindiği yazılara, kendi el işlerine vs’e de yer veriyor..{eh üzüm üzüme bakabaka
}
İkinci olarak 13yıllık bir Dostumdan bahsetmek istiyorum. Benim orta1′den beri hem sınıf hem servis arkadaşımdı 3 yıl boyunca.Lisede farklı alanları seçtiğimiz için (o eşitağırlık ben sözel) sınıflarımız ayrıldı ama yüreklerimiz hepbirdi. Öyle ki babasının vazifesi dolayısıyla 5yıl Ankara’da kaldıkları süre içinde bile ben İstanbulda ki dostlarımdan çok onu görüyordum
(varın siz düşünün yani) Şimdilerde iş hayatına atıldığı için sıksık bir araya gelemiyoruz ama olsun o benim dostum.. Amma uzattım
Canım cırcırböcğimde blog dünyasında yeni, onun tariflerle falan işi olmaz,sadece bana gelir yer o kadar
Bloğu şiirler,şarkı sözleri ve kendisini yansıtan yazılar(bazıları kendi kaleminden çıkan)dan oluşuyor. …
Şimdi üçüncü sıraya koyacağım iki insan var çünkü birini dörde koymaya kalksam neden ben üç değilim diycekler,hatta neden birinci sırada değilim diycek olanı bile var bu ikisini arasında hihihih
Aslında şu ilk dördün hepsi gönlümde ayrı ayrı1 numaralar benim için!
Yaş haddinden dolayı ablamı öne alayım
Gerçi her ne kadar yaşı benden büyük olsada bi görseniz öyle genç ruhlu yerinde duramayan biriki!Anlatılmaz yaşanır tek cümleyle
Siz kimden bahsettiğimi anladınız bile sanırım
Canım Leyyam o blog dünyasını sessizce bıraktı ve aramızdan ayrıldı aslında. Ama ben onu bir şekilde geri döndüreceğim inşallah.Zira o uzun soluklu güzel yazılarından vazgeçemem![]()
Gelelim arım balım peteğim Zeylummmm a .. O tıpkı yukardaki 3kişi gibi benim sadece blog arkadaşım değil,sırdaşım – dert ortağım aynı zamanda. Bizi bıraksalar (yani canım yiğenim emrem bıraksa bi rahat verse hihihi) sabahlara kadar konuşur,kah ağlar,kah güler,kah dedikodu yaparız. Bu aralar Almayan’dan ablası geldiği için,bizi biraz ihmal ediyor. E kolaymı senede bir gördüğü ablası gelmiş canım.(ama kıskanıyorum heme çok hihih)
Dördüncü sıraya canım Ninomm ve canım kelebekim Zerrinimi alalım
İkisinide çok seviyorum, onlar hakkında söylenecek çok şey var ama siz zaten onları çok iyi tanıyorsunuz
İkisi de birbirinden becerikli,süpper insanlar
Ninom benim her türlü kaprisime katlanır sağolsun
Kelebekim missiminde bana çektiği kurabiye fotolarını yayınlamadan göstermesi çok hoşuma gidiyor,birilerinin size fikir sorması kadar güzel birşe var mı??
Aslında benim bağlantı listem uzar gider ama herkesi ayrı ayrı tanıtacak kadar tanımıyorum ki tanısamda sanırım bir kaç sayfayı bulur![]()
Ama son olarak listemi sevgili SofraÖzlemim ve Disalimle bitiricem. Sofraözlemim de benim gibi bir çikolata tutkunu , Disalim de soğan sevmez ama benim gibi patatesi çok sever
İkiside birbirinden becerikli güzel insan ve bende yerleri ayrı..
Ben de mimimi bahsettiğim arkadaşlarımı ve listemde olan ve mime katılmak isteyen tüm arkadaşlarımı sobeleyerek bitiriyorum. Hepinize hayırlı haftasonları..
Bu cuma Efendimiz sav’in bir duasını sizlerla paylaşmak istedim sevgili arkadaşlar…
Allah’ım,yararsız bilgiden,korkusuz kalpten,kabul olmayacak yakarıştan ve doymak bilmeyen nefisten sana sığınırım. şiddetli acı veren açlıktan ve kötü bir huy olan hainlikten,tembellik,cimrilik ve yaşlılıktan Sana sığınırım.Deccal’ın fitnesinden Sana sığınırım.Hayatın ve ölümün kötülüklerinden Sana sığınırım.
Hz.Muhammed(sav)Bu poğaça enfes oluyor. İlk görenler kurabiye sansa da,görünüşe aldanmamak lazım. Yiyen herkes bir ikincisini yiyiyor mutlaka.
Hem patateslesi, hem peynirlisini yapıyorum. İkisi de harika oluyor..
Fotoğrafın ve başlığın ayrıntısını görmek için lütfen YAZAMAK’A ışınlanın..
Günlerden bir gün köylerden birinde, adamın birinin eşeği kuyunun içine düşmüş. Niye, nasıl diye sormayın eşek bu. Hayvancık saatlerce acı içinde kıvranmış anırmış.
Sesini duyan sahibi koşup gelmiş bakmış ki vaziyet kötü. Zavallı eşeği kuyunun dibin de inliyor. Üstelik yaralı.
Adam hemen köylüleri yardıma çağırmış. Ne yapılabilecekleri hakkındaki konuşmalar havada kalmış. Sonunda kurtarmaya değmeyeceğini düşünüp, kuyuyu toprakla örtmeye karar vermişler.
Ellerine aldıkları küreklerle etraftan kuyunun içine toprak atmaya başlamışlar. Zavallı hayvan, üzerine gelen toprakları her seferinde silkinerek dibe dökmüş. Ayaklarının altına aldığı toprak sayesinde biraz daha yükselmiş ve sonunda yukarı kadar çıkmış. Köylüler ağızları açık bakakalmış.
Hayat bazen bizim de üzerimize yüklenir. Üstümüzü toz toprakla örtmeye çalışanlar çok olur. Bunların üstesinden sızlanarak değil, SİLKİNEREK geliriz.
KÖR KUYUDA OLSAK BİLE…
GEL, EY MUHAMMED, BAHARDIR…
DUDAKLAR ARDINDA SAKLI
AMİNLERİMİZ VARDIR!..
HACDAN DÖNER GİBİ GEL;
Mİ’RAÇ’TAN İNER GİBİ GEL;
BEKLİYORUZ YILLARDIR!

MEVLİD KANDİLİMİZİ EN İÇTEN DULARIMLA TEBRİK EDER, DUALARINIZIN İÇİNDE YER ALMAK İSTEDİĞİMİ BELİRTİRİM
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ RESÛLALLÂH
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ HABÎBALLÂH
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ HALÎLALLÂH
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ SAFÎYYALLÂH
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ NECİYYALLÂH
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ HAYRE HALKİLLÂH
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ MENİHTÂREHULLÂH
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ MEN ZEYYENEHULLÂH
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ MEN ERSELEHULLÂH
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ MEN ŞERREFEHULLÂH
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ MEN AZZEMEHULLÂH
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ MEN KERREMEHULLÂH
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ SEYYİDELMÜRSELÎN
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ İMÂMELMÜTTEKÎN
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ HATEMENNEBİYYÎN
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ ŞEFÎELMÜZNİBÎN
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ RESÛLE RABBİL ÂLEMÎN
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ SEYYİDEL EVVELÎN
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ SEYYİDİL AHİRÎN
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ KÂİDEL MÜRSELÎN
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ ŞEFÎAL ÜMMETİ
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ AZÎMEL HİMMETİ
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ HÂMİLE LİVÂİL HAMD
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ SÂHİBE MAKÂMİL MAHMÛD
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ SÊKİYEL HAVZIL MEVRÛD
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ EKSERENNÂSİ TEBEAN YEVMEL KIYÂMETİ
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ SEYYİDİ VELEDİ ÂDEM
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ EKREMEL EVVELÎNE VEL AHİRÎN
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ BEŞÎR
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ NEZÎR
Essalâtü vesselâmü (aleyke) YÂ DÂİYELLÂHİ BİİZNİHÎ VESSİRÂCİL MÜNÎR
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ NEBİYYERRAHMETİ
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ NEBBİYYETTEVBETİ
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ MUKAFFİ ESSALÂTİ
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ ÂKIB
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ HÂŞİR
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ MUHTÂR
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ MÂHÎ
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ AHMED
Essalâtü vesselâmü aleyke YÂ SEYYİDİ MUHAMMED
Salavâtullâhi ve melâiketihî ve rüsülihî ve hameleti arşihî ve cemîi halkıhî aleyke
Ve alâ âlike ve eshâbike ve rahmetullâhi ve berekâtühû.


Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.
(Enbiyâ, 107)
İnsanlığın kurtuluşu için gönderilen son ve en büyük peygamber, bizim Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) 571 yılında Kameri aylardan Rebiü’l-evvel ayının 12.gecesi doğmuştur. Milâdî takvime göre ise bu, 571 yılı Nisan ayının yirmisine rastlamaktadır. Bu mübarek geceye “Mevlid Kandili” denir.
O’nun doğduğu çağda dünyanın her tarafında cehalet, zulüm ve ahlâksızlık almış yürümüş, Allah inancı unutulmuş, insanlık korkunç ve karanlık bir duruma düşmüş, dünya yaşanmaz hale gelmişti.
O’nun doğduğu gece, insanlığın kurtuluşu için çok hayırlı ve mübarek bir başlangıçtır.O gecenin sabahı gerçekten de feyizli bir sabahtı. İnsanlık için yepyeni bir gün doğmuş, aydınlık bir devir açılmıştı. Bir fazilet güneşi ve hidâyet meşalesi olan sevgili peygamberimizin gönderilişi, Yüce Allahın bütün insanlara en büyük nimetlerinden birisidir. Bu hususta Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurulmuştur:
“Andolsun ki içlerinden, kendilerine Allah’ın âyetlerini okuyan, (kötülüklerden ve inkârdan) kendilerini temizleyen, kendilerine Kitap ve hikmeti öğreten bir Peygamber göndermekle Allah, müminlere büyük bir lütufta bulunmuştur. Halbuki daha önce onlar apaçık bir sapıklık içinde idiler.”(Âl-i İmrân, 164)
Bu gece, müslümanlar arasında yüzyılllardan beri büyük bir coşku ile kutlanmakta, Sevgili Peygamberimiz derin bir saygı ile anılmaktadır. Büyük Türk Alimi Süleyman Çelebi tarafından yazılan ve asıl adı “Vesiletün’necat” olan mevlid kitabı O’nun doğumunu, üstünlüğünü ve mucizelerini en güzel bir şekilde dile getiren değerli bir eserdir.
Peygamberimizin doğum yıldönümlerinde okunan mevlidleri saygı ile dinlemek, O’nun mübarek ruhuna salât ve selâm okumak hiç şüphesiz büyük milletimizin Sevgili Peygamberimize olan engin sevgi ve bağlılığının bir ifadesidir.
Bununla beraber, O’nun ahlâk ve fazilet dolu hayatını öğrenmek ve kendimize örnek almak başta gelen görevlerimizdendir. Asıl o zaman O’nun sevgisini ve hoşnutluğunu kazanmış oluruz.
O âlemlerin Rabbinden, “Alemlere rahmet olarak gönderildi.” Asırlara sığmayacak inkılapları birkaç sene içerisinde gerçekleştirdi. Evlâtlarını diri diri toprağa gömen babalar O’na ve getirdiği prensiplere iman ettikten sonra mükemmelleştiler, dünyaya insanlık, adalet ve medeniyet rehberi olacak hale geldiler. İnsanlar O’nun tek emriyle, kökü yüzlerce yıl derinde olan alışkanlıklarını bıraktı.
O, yirminci asır insanının yüzyılda yerleştiremediği hakkı, hukuku, adâleti, hürriyeti, demokrasiyi ve insan haklarını bir solukta yerleştirdi. Böylece cehâlet asrı bir saâdet asrı olup, çıktı. Nihayet asır, asırlara taştı. Ve O, çağlar ötesiyle kucaklaştı.
Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed kendisinden önceki peygamberler gibi sadece bir kavme veya millete değil, bütün insanlığa peygamber olarak gönderilmiştir. O’nun diğer peygamberlerden en farklı yönlerinden birisi budur. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurulur:
“Biz seni bütün insanlara ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik; fakat insanların çoğu bilmezler.”(Sebe, 28)
İnsanlığın her zaman ve mekânda Hz. Peygamber’in tebliğ ettiği ilâhî mesaja ve bu mesajın hayata geçirilmiş şekli olan onun sünnetine ihtiyacı vardır. O’nu örnek almak, Kur’an’a uymaktır. Çünkü Hz. Aişe (r.a.)’nın ifâdesiyle O’nun ahlâkı Kur’an’dı.(Müslim, Misâfirîn, 139). Kur’an-ı Kerim, Peygamberimiz Hz. Muhammed’in inananlar için en güzel örnek olduğunu bildirmekte ve bu hususta şöyle buyurulmaktadır:
style=”font-family:Verdana;font-size:10px;”>”Andolsun, Allah’ın rasûlünde sizin için, Allah’a ve âhiret gününe kavuşmayı umanlar için ve Allah’ı çok ananlar için güzel bir örnek vardır.” (Ahzâb, 21)
Bu geceyi nasıl ihya edelim?
Bütün insanlık âlemine bir hidayet tarihi açan ve âlemlere halis ilâhî rahmet olan böyle yüksek şanlı bir Peygamber’in ümmeti olmakla şereflenmiş bulunan biz müminlere ne mutlu! Bu geceyi vesile bilerek, O’na ümmet olmanın şuuruna erebilmek,Bu gecenin manevî zenginliğinden istifâde etmek için en azından bir Tesbih Namazıkılalım, bir de Hatm-i Enbiyâyapalım.
O’na ümmet olan müminlere gevşeklik yakışmaz.
Unutmayalım…
Alemlere rahmet olarak gönderilen muazzez Peygamberimizin, doğumunu anarken, yalnız mevlid okumak, ilâhîler söylemek ve kandil simidi dağıtmak yeterli değildir, sadece bu geceyi yaşamak yeterli değildir. Yüce Allah’ın sevgisine, hoşnutluğuna ve bağışlamasına ermenin yegâne yolu, Peygamberimizin yolundan gitmektir…
“De ki: Allah’ı seviyorsanız bana uyunuz ki, Allah da sizi sevsin ve günâhlarınızı bağışlasın…” (Âl-i İmrân, 31)
Alıntı.Birizbiz.net







Son Yorumlar