Baştan söyleyeyim bu yazı öyle görünüyor ki genel hatlarıyla mahremiyet sınırlarıyla ilgili bir yazı olacaksa da aslında aklıma takılanlar, aklıma gelenler ve yazmayı istediklerim olarak ortaya karışık bir yazı olacak..
*
Geçtiğimiz günlerde bir arkadaşımız tesettür mayosu denilen haşemaların beğendiği modellerini yayınlamış bloğunda. Güzel de bir paylaşım, zira tatil zamanı şimdi![]()
Aysultanımın dediğine göre de bir diğer arkadaşımız altına yorumda bulunmuş. “Ben haşema giyilecek yerlere gitmiyorum” diyee…
Dedikodu gibi oldu ya bence değil![]()
Neyse efendim diyeceğim o ki, bir insan haşema giymezse ne giyer? Tabi ki sözüm burda tesettürlüler için
Gerçi aynı zamanda tesettürlü olmayanlar için..
Allah-u teala biz insanlar için hayat kanunları belirlemiş değil mi? Bu kanunlar da bizlerin uyması, hayatımızı bunlara göre düzenlememiz için.
Mesala bunlardan birisi yazımda bahsedeceğmi şeydir ki,bir çok müslüman hatun ne hikmetse ya bu kuralı bilmiyor ve yahut ne acıdır ki es geçiyor!
Mü’min bir hatunun yine diğer mü’min hatun ve hatunların yanında mahrem olan yerleri vardır:
” Göbek ve diz kapağı arası” Tıpkı mü’min erkeklerin de diğer tüm insanlara haram olan bölsegi gibi yani.
İster başınız örtülü olsun,ister açık olsun bu kurala uymak zorundayız. (tabi sözüm inançlı kişiler için..)
Benim kız arkadaşım yanımda diz kapağının üzerinde etek giyemez veya göbeği açık bir buluz. Bu kuralıda ben koymadım Allah Teala koymuş arkadaşlar. Yine her ne kadar haram olmasa da birbiriniz yanında vücudumuzu teşhir edecek kadar dar giyinmek, edebsizlik olarak sayılmıştır.
Haa bir de işin şu boyutu var, velev ki girdiğiniz ortamda gayr-i müslim bir hanım var, o zaman ölçünüz daha katı. Gayr-i müslim hanımlar bizler için erkek hükmündedir. Erkeklerin yanında ne ölçüde tesettüre riayet etmemiz gerekiyorsa, onların yanında da o ölçüde riayet etmemiz gerekiyor.
Peki şimdi sormak istiyorum; bir tatil mekanına gittiniz. Siz sadece hanımlar arasında olduğunuzu düşünüyorsunuz, nereden biliyorsunuz orada gayr-i müslim bir hanım olmadığını? Nasıl bu kadar rahat davranabiliyorsunuz?
Peki ya günümüzün teknoloji çağı olduğunu bilmiyor musunuz? Art niyetlinin biri siz görmeden o halinizi telefonuna çekse, ruhunuz duyacak mı?
Arkadaşlar lütfen biraz dikkatli davranın.. Her şeyden önemlisi bir hanım daima edepli olmalı. Hele hele başında mensup olduğunu dini temsil eden bir örtü taşıyorsa, önce dinine, sonra kendisi gibi olan hanımları ve kendisine laf getirmemesi için daha çok dikkatli olması gerekiyor.
*
Edeb bir tac imiş,
Nur-u Hüda’dan.
Giy o tacı,
Emin ol her beladan..
Babam beni bu sözlerle büyüttü ve annem kulağıma daima “EDEB YA HÛ!” sözlerini fısıldadı..
Peki neydi edeb? El etek öpüp,diz çökmek mi? Yoksa her halinde tavrında, ailene, arkadaşlarına, hayata, eşyaya karşı belli düsturlar ölçüsünde davranmak mı?
Edep, güzel terbiye, iyi davranış, güzel ahlâk, hayânın, nezaket, zarafet gibi manalara gelir. Hadis-i şerifte,”Evladınızı edepli, terbiyeli yetiştirin” buyuruluyor. Dinimiz, baştanbaşa edeptir. Edep, kulun kendisini Cenab-ı Hakkın iradesine tâbi kılması, güzel ahlâklı olmasıdır. Hadis-i şerifte, “Sizin en iyiniz, ahlâkı en güzel olandır” buyuruldu.
Hazret-i Ömer, “Edep, ilimden önce gelir” buyurdu. Çok heybetli olmasına rağmen, edebinden, hayasından Resulullahın huzurunda çok yavaş konuşurdu. Peygamber efendimiz de, bir kimsenin yanında iki diz üzerine oturur, ona saygılı olmak için mübarek bacağını dikip oturmazdı.
İbni Mübarek hazretleri, “Bütün ilimleri bilenin eğer edebinde noksanlık varsa, onunla görüşmediğime üzülmem, bunu kayıp saymam. Fakat edepli ile görüşemesem üzülürüm” buyurdu.
Her zaman her yerde edepli, hayalı olmaya çalışmalıdır! Hadis-i şerifte, “Hayâsızlık insanı küfre düşürür” buyuruldu. Hayâ, bir binayı tutan direk gibidir. Direksiz binanın durması kolay olmadığı gibi, hayasız kimsenin de imanını muhafaza etmesi zordur.
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
“Allahü teâlâdan hayâ edin! Allah’tan hayâ eden, kötü düşünceden uzak durur, midesine girenleri kontrol eder, ölümü hatırlar.” [Tirmizi]
Kimimiz anneyiz, kimimiz anne adayı, evlatlar yetiştiriyoruz-yetiştiriceğiz. Peki bir ebeveynin evladına bırakacağı en güzel miras ne olabilir sizce?
Tabi ki güzel ahlâk!
Hele hele edebin, hayânın kalmadığı günümüz ahir zamanında o kadar önemli ki bu güzel hasletler.
Peygamberimiz de “Ben güzel ahlâkı tamamlamak üzere gönderildim.” buyurmuyor muydu bir sözünde?
Bizler edebli olursak, yarının insanları da bu hasletler ölçüsünde yetişirler. O zamanda ne çevremizde , ne tv.lerde o midemizi bulandıran, kanımızı donduran ahlâksız haberleri duymayız ve izlemeyiz.
Herşeyin başı ahlâksızlıktan ve dinimizi bilmemekten geçiyor. O çok özendiğimiz batı bile bunun farkına vardı ve gençlere edebi öğretmeye çalışıyor. Biz de gençlerimizin edebsizlikleriyle övünüyoruz ne acı değil mi? Bir de bunun adına “özgürlük” diyoruz.
Allah sonumuzu hayretsin..
*
Bu arada kısaca islamın gayesine de değinelim:
“İslam’ın getirdiği hükümlerin ve koyduğu prensiplerin amacı; insanı ahlaken olgunlaştırarak dünyada huzur ve mutluluğa, ölümden sonra devam edecek olan ahirette ebedi saadete kavuşturmaktır.
Bu prensipler, her çağda insanların ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde mükemmel olup, daima geçerliliğini koruyacak ve değişmeyecektir.
Yüce Allah (c.c.) şöyle buyuruyor;
“Allah katında din, şüphesiz İslam’dir.” (Al-i İmran Suresi, ayet; 19)”
*
Allah-u Teala sadece hanımlara edebli olmalarını buyurmamışdır, ayet-i kerimeler de erkeklere de uyarılar vardır. Aşağıda ki ayetlere hepimiz uysak, hiç bir yuva yıkılmaz, kimse kimseyi aldatmaz..
Nur Suresi:
30. (Resûlüm!) Mümin erkeklere, gözlerini (harama) dikmemelerini, ırzlarını da korumalarını söyle. Çünkü bu, kendileri için daha temiz bir davranıştır. Şüphesiz Allah, onların yapmakta olduklarından haberdardır.
31. Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler. Baş örtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler. Kocaları, babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları (mümin kadınlar), ellerinin altında bulunanlar (köleleri), erkeklerden, ailenin kadınına şehvet duymayan hizmetçi vb. tâbi kimseler, yahut henüz kadınların gizli kadınlık hususiyetlerinin farkında olmayan çocuklardan başkasına zinetlerini göstermesinler. Gizlemekte oldukları zinetleri anlaşılsın diye ayaklarını yere vurmasınlar (Dikkatleri üzerine çekecek tarzda yürümesinler). Ey müminler! Hep birden Allah’a tevbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz.
*
Yukarıdaki ayette kadınlara, teşhir etmeleri yasaklanan “zinet”ten maksadın ne olduğu konusunda farklı görüşler vardır: Bir görüşe göre bu zinetten maksat, küpe, bilezik, yüzük ve gerdanlık gibi süs takıları ile sürme, kına gibi şeylerdir. Bu yoruma göre bu tür zinet eşyasının bedende teşhiri kadınlar için haramdır. Elbise de zinet olmakla beraber, gizlenmesi mümkün olmadığı için ayette diğerlerinden istisna edilmiştir. Ancak, daha kuvvetli bir görüşe göre ayetteki “zinet” tabiri, kadının vücudunu ifade eder ki, buna göre yasaklanan, süs eşyalarının teşhiri değil, vücudun teşhiridir. Bu yasaklamadan istisna edilen “görünen kısım” ise, kadının yüzü, elleri ve –bir görüşe göre- ayaklarıdır. (diyanet meali)

Temmuz 25th, 2009 at 00:10
Amin papatyacım amin.
Temmuz 25th, 2009 at 00:25
Allah ebeden razı olsun, yaz aylarında birçok arkadaşımızın bilinçsizce hata ettiği bir meseleye dikkat çekmişsin. Örtülü arkadaşların gayrimüslim meselesinden dolayı kuafördede dikkatli davranmaları gerekiyor.
Temmuz 25th, 2009 at 01:43
Amin arkadaşım gerçekten oldukça yerinde bir tespit olmuş yüreğine sağlık.
İnşallah yaptığımız hataların farkına bu sayede daha çabuk varırız.Bir kişi bile bu yazdıklarından faydalanırsa ne mutlu bizlere.
Eskiden biz batılılaşmaya çalışırdık şimdiyse onlar bizim gibi olmaya çalışıyorlar.Onlar bile doğruları aramaya başladılar ama istediğimiz oldu sonunda bizler de onlar gibi olduk Müslüman görünümlü gayrimüslim hallere büründük .
Özgürlük anlayışımız son zamanlarda ayyuka çıktı.Artık rezilliğin adı ÖZGÜRLÜK oldu.Bizlerse milletçe ağlanacak halimize güler olduk .Gerek televizyon yayınlarında gerekse özel hayatlarımızda halimiz içler acısı.
Şunu da söylemeden geçemeyeceğim amacım kimseyi yargılamak değildi.Sadece okuduğum yorum bana garip geldi ve bunu papatyamla paylaştım.
İyiki de paylaşmışım
Neyse çok uzattım galiba gerçi daha yazacak çok şey var ama tekrar yüreğine ,emeğine sağlık.Allah yardımcımız olsun.Geç olmadan yetiştirdiğimiz evlatlarla yeni nesilleri kurtaralım.
Hayırlı geceler canım
Temmuz 25th, 2009 at 10:07
edebin, hayanın kalmadıgı günümüzde çok şükür senin gibi bilincli hanımefendiler var.
Rabbim bu şekilde düşünenlerle karşılaştırsın .
Allah sonumuzu hayretsin.
paylaşım için teşekkür.
Temmuz 25th, 2009 at 11:02
canım benim ne guzel bir yazı idi zevkle okudum evet çok haklısın
ben sana bşka bir sey daha diyeyim bazı arkadaşlar kapalı olmalarına ragmen biizat sahit olucam haftaya bir otelde bikinisini giyip güneşlenecekler ve bunu sadece kadınlara ait bölümde degil normal ben gibi acık olan birinin gittiği bir tatil köyünde yapacaklar söylermisin buna ne demeli sen istanbulda kapan sonra tatilde bikini gy gez ya gercekten kapalı isen gerektiği gibi kapğancan yada kapanmıcan demi bak benim eşim kapanmamaı cok ister ama ben kendine güvenemiyorum bir acılıkp bir kapanmaktansa ne zaman kendimi hazır hissedersem o zaman kapanırım demi ama
bneyse konu dagıldı rabbim hayırlı evlatlar hayırlı eşler versin hepimize edepli insanlarla karsılaştrsın
sevgiler
Temmuz 25th, 2009 at 12:35
resmen köşe yazısı tadında ve oldukça doyurucu bilgilerle dolu bir yazı olmuş. tebrik ediyorum prenses’im. devamını bekleriz
Temmuz 25th, 2009 at 16:04
Papatyacim o yaziyi ve o yorumu cok merak ettim simdi, ama yazinda biz hanimlarin bu konulara nasilda dikkat etmesi gerektigini nede guzel yazmissin, edep ve haya herseyden once gelmeli bizler icin,ama simdi bakiyorumda her cevrede tv de arkadaslar arasinda hatta blog arkadaslarinda bile insanlarin giyim tarzi onlara gore modern olabilir amaben karsiyim cunku Islam dinini nasil yasamamiz gerektiginin , rabbime cok sukur ki, farkindayim, Allah digerlerini hidayete erdirsin ne diyebilirimki, bu konuda birisine birsey soylemeye kalksan alacagin cevap cok acik….Ben iki tane kiz evladimi bu sekilde yetistirebilirsem ne mutlu bana…
Sevgiler..
Temmuz 25th, 2009 at 16:38
sa.Papatyam, hani anlından öpülecek insanlar vardır onlardan biride sensin..geçenlerde torunuma karma havuza gitmesini söyleyen kişiye olumsuz cevap verdi bunu dedesi ile paylaştığında dedesine, edebe uygun değilki sözleri onu kucaklayıp öpücük yağmuruna tuttuk..söyleyen 30 yaşında torunum 10 yaşına girecek..evet canım,edep ya hu her an hatırlamamız gerek.. Papatyam RABBİM,yolunu,bahtını açık etsin amin..sevgiler..A.E.O
Temmuz 26th, 2009 at 04:19
prensesim yazıyı dün okudum bugün yorum yapmak kısmet oldu
Bence de yazıda da vurguladığın gibi, edep herşeyden önce gelmeli..
Heva ve heveslerimize boyun eğdirmesin rabbim..
Temmuz 27th, 2009 at 09:01
Gayrımüslim olayını bilmiyordum
Temmuz 27th, 2009 at 16:46
canım yazın çok hoşuma gitti,gerçekten çoğu bayanın görmezden geldiği daha doğrusu işine gelmediği için yapmak istemediği örtünme konusuna değinmen çok yerinde olmuş
yazını bir çırpıda okudum,aslında çok şey var bu konu hakkında yazılacak ama oğluşum ağlıyor yanına gitmem lazım müsait bir zamanda tekrar yorum yazmaya çalışıcam sana
öptüm
hatice
Temmuz 27th, 2009 at 17:32
edep yada sadece örtünmekten mi geçiyor, şayet öyleyse eyvah ki eyvahhhhh. taraflı yazılardan, yorumlardan oldum olası nefret ettim, etmeyede devam edeceğim…
Temmuz 27th, 2009 at 21:37
İnsanın bi yazıya yorum yapması için,önce yazıyı okuması gerekiyor.
Yazının tek bir başlığı yok. İki hatta üç ayrı konu var yazımda.
Ve yazıyı okuyan hiç bir insan edep=örtünmek diye bir düşünceye varmamış.
işte sizin gibi TARAFLI bağnazlar yüzünden iletişim kuramıyoruz.
Temmuz 30th, 2009 at 02:18
bence de edep ötünmek degil,inaniyorsak kuran apacik yazili,örtünmeye gelene kadar daha neler neler var yapmamiz gereken,yazina katiliyorum ancak bir mesele var ki bu gözden kaciriliyor,annelerimiz kizlarina daha cok bu konuda baski yaparken veya egitirken ogullar es geciliyor gibi yani “mümin erkeklere de söyle baslarini yere egsinler²emri asili kaliyor,misirda 2 yil yasadim,kadinlarin %95 i kapali,geri kalanlar da hristiyan zaten-ki onlar da asla acik sacik degiller,ama erkeklerine hayvan demek iltifat,öyle bir bakiyorlar ki sadece basin ve ellerin acik olmasina ragmen kendini ciplak hissediyorsun.anneler ogullarini da egitsin,bu gidisle türban da yetersiz kalacak,bu konuyu da yaz lütfen…
Temmuz 30th, 2009 at 10:37
Justin, bak yine edep hanımlardan geçiyor erkekler noktasında da. Zira erkekleri de hanımlar eğitiyor
Hani demişim ya anneyiz veya anne adayıyız diye, edebli olmalıyız diye.
Bir laf vardır ya, ” herkes kendi kapısının önünü süpürse, dünya tertemiz olur” diye..
Herkes kendi evladını eğitse,yetiştirse aslında niç bir sorunumuz omaz dünyada.
Edeb tabiki sadece başını örtmek değildir. Ama bir nevi örtünmektir, zira nasıl bir örtünmek mühim olan bu.
Günahlardan örtünmek, ahlaksızlıktan örtünmek, hayasızlıktan örtünmek. Yani her halinde ve tavrında, önce Allah’a sonra tüm yaratılmışlara karşı edebli bir tavır takınmak.
Kuran-ı Kerim zaten emir buyururken kadın-erkek ayrımı yapmıyor ki. Ayetlerde görüldüğü üzere
son cümlene binaen de, ben ne başörtülüler gördüm edebden yoksun, ben ne başı açıklar gördüm edeb timsali..
Bir de şunu demeden geçemiyeceğim, yazımda iki hatta üç farklı konuyu bir arada ele almışım. Lütfen dikkat edelim.
Ağustos 5th, 2009 at 22:49
İnsanlar yazı yoluyla anlatmak istediklerinin ancak kısıtlı birkısmını anlatabilirler.Yazılı ortamlarda fikir paylaşımları yanlış anlamalara çokca gebedir.İnsanların birbirlerini yanlış anlamaları için en az 9 ihtimal vardır.Bu yüzden ki keşke yorumu gördüğünüzde veya duyduğunuzda peşin hüküm verip,zanda bulunana kadar “arkadaşım burda bir gariplik yok mu?”diye sorsaydınız.En azından birbirimizi tanıyan,okuyan,ulaşabilen,hiç değilse saffını bilen insanlarız.
Kandilini tebrik etmek için gelmiştim aslında,okumadığım konulara bakarken görünce açıklama gereği duydum.Kandilin mübarek olsun.
Ağustos 5th, 2009 at 23:05
Ben yazımda edebli olmak için haşema giymek gerekli, haşema tessüttüre uygun bir kıyafettir diye birşey yazmadım. Haşemayı ve tatil mekanlarını bu kadar anlatmana gerek yoktu.
Ben bir yorumdan yola çıkarak tatile giden,gidecek olan hanımları uyarmaya çalıştım elimden geldiğince ve kısıtlı bir şekilde.
Ayrıca hakkına girdiğimi düşünmüyorum zira burda senin dedikodunu yapmadım. Uzun zamandır yazmayı düşündüğüm bir konuyu senin yorumun vesilesiyle yazmış oldum.
Ağustos 6th, 2009 at 00:33
Ben kimseyi küçümsediğimi ve dedikodusunu yaptığımı düşünmüyorum.Hakkınıza girdiğimiz kanısına varmanız da üzdü beni yazının amacı Anne perinin haşeması,mayosu değil Hanımların edebi hayası buna vesile olduğun için sevinmelisin bence alınmanı gerektirecek bir konu yok ortada tabi sen bilirsin..
Temmuz 10th, 2010 at 19:59
yazınız çok güzel, ancak çözüm sunsanız daha iyi olurdu. ben hidayete sonradan erdim, öncesinde bolca yüzerdim ve benim için yüzmek vazgeçilmezdir. şimdi 1-2 kere islami(!) otellere gittim ve pişman oldum. çünkü kadınlar kendileri arasında tesettüre hiç riayet etmiyorlar, erkek tipi haşema giyen tek bayan bendim yüzlercesi arasında, yazıklar olsun! ama o otellere de gidemeyeceksem yüzemeyeceğim. bu yüzden keşke tüm kadınlar o sınıra riayet etse demeli. gayrimüslümün gideceğini ben de sanmıyorum. ayrıca maliki ve hanbeli mezheplerinde gayrimüslüm kadınların sınırı da göbek-dizkapağı arasıdır.
Ekim 31st, 2011 at 13:05
Kadınlara arsı mahrem sadece diz göbek arası mı? diz göğü arası değil mi ? bu konuda hadis vs var mı acaba ?emin olmak istiyorum.Şimdiden teşekkürler