Şuan içimden geldi size “Dostluk” hakkında görüşlerinizi soracağım ve en beğendiğim görüşün adresine süpriz bir hediye yollayacağım..
Benim dostluk kavramından anladığım ilk ve en önemli şey açık sözlülük ve birbiriyle hemhâl olmak, dostunun yanlışını gördüğünde onu uyarmak, daima iyiliğini istemektir.
Şayet dost dediğiniz insanın yanlış yola savrulduğunu görüp de uyarmıyorsanız, gönlü kırılmasın diye onun duymak istediklerini söylüyorsanız, ona yaranacağım diye yalakalık yapıyor, daima şakşakcılığını yapıyorsanız üzgünüm ama siz dost değil sadece bir şaklabansınız.
Ve dost dediği insandan yukarıda saydıklarımı bekliyorsan ey gafil insan, yine üzgünüm ama sen dostluk nedir hiç bilmiyorsun! [tabi birde işin şu boyutu var, hem kendi güzel sözler duymak istersin, hem başkalarına iftira atar,sonra da bu iftiraları karşındakine anlatırken " senin iyiliğini düşünüyorum" dersin-iz..]
Atalarımız boşuna dememiş değil mi ” Dost acı söylermiş.” diye. Ama tabi insanın feraseti olmalı bu sözü anlaması için. Feraseti yoksa ne bu sözü anlar, ne de karşısında ki insanın neden acı söylediğini.
Bu konu hakkında benim söylecek çook sözüm var ama şuan ne yazarsam çok acı olacak. Bu yüzden sözü sizlere bırakmak istiyorum arkadaşlar…
Gerçek dostluklar çabuk bitmez.Uzun yıllarca her türlü sevinç ve üzüntülerini, zor anını takip edip dost olduğunu,hep onun yanında olduğunu ve olacağını hissettirmelidir.
Tek kelime ile SADIK BİR DOST Olmalıdır…

Ağustos 1st, 2009 at 23:58
Hristiyanların çok güzel bi sözü vardır evlendirirken rahip sorar halka ”Bildiğiniz birşey varsa hemen söyleyin yada Ömür boyu susun”… Üstünden günler hatta aylar geçtikten sonra arkadaş uyarılmaz..
Ağustos 2nd, 2009 at 00:10
yahu kaç dakikadır yazıp yazıp siliyorum. güzel yoruma hediye yollıcaksın diye ugrasmıyorum bu kadar
begenmesende gönderirsin sennn
)
) senin dostlugunu kaybetmicem bazıları gibi. DOST ACI SÖYLER KARDESİM zoruna gitmesin.
sen benim dostumsun bende senin dostun oldugunu düşünüyorum (her ne kadar facede dostlarım fotolarında fotom olamasa da
Ağustos 2nd, 2009 at 00:13
Fatma Karabıyık Barbarosoğlu’nun İki Kişilk Rüyalar adlı kitabıdan alıntı sanırım dostluğu kendi cümlelerimden daha iyi açıklar
“Cebindeki son kuruşu beraber harcamak, hiç kimseleri beğenmemek ama bahsederken “biz” diye bahsetmektir dostluk. Her rüyayı iki kişilik görmektir.
Kimseleri görmeyip hatta fark etmeyip dünyayı, yalnız dostu görmektir hayat. Sesinden hikayeler çıkaracak, “nasılsın” diye sormadan nasıl olduğunu bilecek kadar, kalbini kalbinin içinde gezdirmektir.”
Ağustos 2nd, 2009 at 00:16
“Kimseleri görmeyip hatta fark etmeyip dünyayı, yalnız dostu görmektir hayat. Sesinden hikayeler çıkaracak, “nasılsın” diye sormadan nasıl olduğunu bilecek kadar, kalbini kalbinin içinde gezdirmektir.”
Daha ne olsun ki!
Ağustos 2nd, 2009 at 00:47
Dost, dostunun tüm yaralarını incitmeden sarabilmek.. Rabbi hatırlatan, güzeli gösterendir..Canını yakan değil, canına canan olandır..İncilmemektir, üzmemektir..Yolun sonu uçurumda olsa, yolun etrafı diken de olsa, eğer o yolda halen yanında biri varsa ve sen halen mutluysan adımlarını atarken işte o dostundur..Onun yüreğini avuçlarına al ve sıcaklığını hissettir,sevgini vermekte tereddüt etme çünkü o senin dostundur..Seni kimselere muhtaç etmeyecek sevgisiyle dünyanı süsleyecektir…
Ağustos 2nd, 2009 at 02:00
valla klavyene kuvvet abla
gerçek dostluklar çabuk bitmez evet bitmez yirmiyi aştım fakat herşeyimi paylaşacağım bir dostum olmadı. sanırım ben olmasını istemedim insanlardan çok şey beklediğimden olsa gerek düşünüyorum. bence dost anlamaktır anlayışla karşılamaktır.
Ağustos 2nd, 2009 at 02:07
Buraya ne yazsam az gelicek.Dost ve dostluk nedir? cevabı çok basit ama uzun,ağlamasına kıyamamaktır (onu ağlatanı gırtlaklamak istemektir), sana ihtiyacı olduğunda yanında olamıyınca leyla gibi onu düşünmektir (kendini suçlamaktır elini tutumadığın için),sevmektir bütün güzel ve çirkin huylarıyla sevmek,uyarmaktır gittiği yolun yol olmadığını ağlata ağlata göstermektir,içinin acısıyla acılanmak,ferahıyla ferahlamaktır,yüzündeki gülümsemeyle mutlu olmaktır,istediği her güzel şeye kavuşması için ondan fazla Allah’a yalvarmaktır,sevdiği yemeyi onun için pişirmek sırf o istemiyor diye malzeme listesinden birşeyler eksiltmek,ne biliyim herşeyi birlikte düşünmektir.Çoluk çocuga karıştığını hayal etmek kahvaltıya ona gittiğini düşlemek,giderken yiğenine çikolata götürmek eniştene donmuş patates,dostuna bol çikolatalı pasta götürmek ve afiyetle kahvaltı yaptığını hayal etmektir.

Daha bir sürü akla hayale gelmeyecek şeyi düşlemektir dostluk
dostun olmak onur,dostum dostluğunu esirgeme benden sakın,hakkını helal et bütün eski dostlara,kırmak kırılmak ayrı şeyler gerçek dostluk üften püften sebeble bitmez.Bitirmye meraklıysa koyver gitsin kalan sağlar bizimdir
Ağustos 2nd, 2009 at 02:10
abi sen naptın ya :’( “onu ağlatanı gırtlaklamak istemektir” cümlesini okuyunca bastım kahkahayı,tam dedim bu gece hiç gülmeyi beklemiyordum..
ama sonra..
Rabbim ayırmasın doğru yoldan ve birbirimizden!
Ağustos 2nd, 2009 at 10:27
sa.özel bir konu adı üstünde DOST.. her insan her şeyi biliyor isterse dost kalır yoksa kendi bilir dermişim..şaka bir yana günümüzde insan ilişkileri malesef umut vrici değil..çıkar ilşkiler bu da içini acıtır..derler ya, bizim zamanımızda dostluklar başkaydı benim doslarım geldiğinde az önce konuşuyorduk da yarım kalmış gibiydi.. birlikte hazırlardık her şeyi doğruya,doğru.. arkadaşlarımızın sorunları varsa bi şekilde hallederdik hatalarımız varsa kırılmadan konuşurduk..,şimdi çok uzaktalar içlerinde birisi varki bambaşka anlatılmaz çok şeyler paylaşmıştık gerçek dosttumdu..eşlerimizde öyle.. iyi bir avukattı mesleğini çok titizlikle yapardı iyi bir eş,iyi bir anneydi.. an hasta ayzaymır hastalığı.. eşini bile tanımıyor sadece dualarımda içim çok yanıyor gelen tel.acı haber verecek endişesindeyim..RABBİM,yar ve yardıcısı olsun nerde varsa dost’tumunda amin..bence dost,dostca söyler..dostca paylaşır.. bu sanal alemde’de hatalarımız varsa elbetteki paylaşıcağız kırılmak yok,dostluklar devam edecek inş.değilmi papatyam..sevgiler.A.E.O
Ağustos 2nd, 2009 at 11:26
Hıı bide “DOST” sadece bimdeki süt ürünlerinin markası değildir.Bunu bilsin tüm insanlık şimdi aklma geldi geldikçe daha çok yazarım ben bu posta



Akşama bana nasıl bir meyve menüsü hazırlıycan bakim
bir demlik çayda demle dolduralım termosa geçelim odamıza ohhh ne güzelll…
Ağustos 2nd, 2009 at 12:40
Pir Sultan Abdal dostluğu ne güzel ifade ediyor
Sırf insanın sevdiğinin dostu diyerek insanlara kucak açmak bile günümüzde farklı düşünülüyor…Müteaddit defalar yaşadım. Alışkınız
Eğer hakiki anlamda dostsanız bunlara alışacaksınız, dostluk karşılık beklememektir.
Bin cefalar etsen almam üstüme
Gayet şirin geldi dillerin dostum
Varıp yad ellere meyil verirsen
Gış ola bağlana yolların dostum
SENSİZ DÜNYA MALI NEYLERİM DOSTUM
Ağustos 2nd, 2009 at 12:45
Dostların birbine olan muhabbeti eğer baki bir muhabbetse o dostluk ancak gerçek bir dostluk olabilir. Kişi dostuyla sadece bu geçici alemde beraber olmak istemez çünkü yarına kadar bile birlikte olmaya garantimiz yok. Ölümün olmadığı ebedi olan hiç bir sıkıntının olmadığı sonsuz bir alemde birlikte olabilmek için burada dostlar birbirine hayırhah olmalı. Kırmadan uslubuyla yanlışlarında birbirini uyarmalı. Belki de ” sen ne yapıyorsun, böyle davranırsan seninle öbür alemde bir arada olamayız” diyebilmeli..
Üstad Bediüzzaman hazretleri arkadaşının boynunda bir akrep onu ısrmak üzere olduğunu görsen uyarmazmısın diyor, işte bunun gibi arkadaşının yaptığı özellikle manevi hayatını karartacak yanlışlarında uyarmamak onu tedrici olarak o akrebe sokturmak gibidir..
Ağustos 2nd, 2009 at 12:47
Birbirimizden hiç çıkarımız yok. Hiç küsmüyoruz birbirimize ama bazen kırılıyoruz. Onu uzun zaman oluyor görmüyorum ama sürekli telefonda konuşuyoruz. Onu görmesemde iyi olduğunu bilmek güzel. Ondan hiç bir beklentim yok. O sonsuza kadar her koşulda yanımda olucak. Benim veya onun birbirimize küsüp konuşmama gibi bir lüksümüz yok. Hayatta yaşadıklarından ötürü onu yönlendiriyorum, fikrimi söylüyorum ama son kararı ona bırakıyorum. Sadece onun iyiliğini istiyorum.
Ağustos 2nd, 2009 at 12:52
Şükrıncığım Allah razı olsun dün geceden beri “hayırhah” kelimesini düşünüyordum ve aklıma gelmiyordu bir türlü
*
Ağustos 2nd, 2009 at 13:35
Acı söyleyen dost olunca da dostluktan azad ediliyorsun bazen. Ne acı ki!
Ağustos 2nd, 2009 at 14:02
Öneri: Dostluk için güzel sözler isteyene kadar güzel bir örnek isteseydiniz bence daha mantıklı olur. Laf kalabalığı olana kadar “vay be işte dostluk bu” diyeceğim örnekler okurduk
Sağlıcakla kalın….
Ağustos 2nd, 2009 at 15:12
ask kadar ozlenen, hep zamanla olculen iliskinin adidir dostluk… dost edinmek icin kural yoktur, ne erdem, ne para, ne guzellik ne yakisiklilik!kafada hiç bir şüphe olmadan her şeyini paylaşabilmektir.her şeyiyle kabul etmektir akabinde iyiki varsın demektir..
sana ihtiyacım var dediğinde ‘neden’ demeden yanında olandır..
anlatabilmektir. anlayacagini, en azindan anlamaya calisip, yargilamadan once dusunecegini bilerek…
bir camdır dostluk. tek yanlı bir ayna değildir. insanın kendisini görmesinin, karşısındakini görmesine engel olmadığı bir cam. hangi yandan bakarsan bak, en çok karşındakini görmektir dostluk.
her şeyden önce, mutlak güven duymaktır; onu belkide aşktan ayıran budur. aynı zamanda saygıdır; başka bir kişiliğin bütün her şeyiyle kabullenilmesidir.
en önemlisi gönüllü kardeşliktir dostluk..
Ağustos 2nd, 2009 at 16:23
Dostluk; bir insan dostu için neler yapabilir okuduğu okulu değiştirebilir mi mesela veya onun başarısına kendi başarısıymış gibi sevinebilir mi?. Dostunun kendinden farklı bir üniversiteyi kazandığını duyduğunda yığılıp kalır bir kaldırım köşesine dost dediğin; dudağında dostluk türküleri gözleri dolu dolu.
Sanarki hiç birşey eskisi gibi olmayacak araya ayrı geçen haftalar girer sonra aylar olur ayrı geçirilen zamanlar.Bir öğrenci yurdunun 12. kattaki terasından ona hiç okuyamayacağı mektuplar yazmak yazarken hıçkıra hıçkıra ağlamaktır dostluk. Telefonda sesini duyunca bile boğazın düğümlenir. Kimseyi koyamazsın onun yerine aslında yerine kimseyide koymak istemezsin ama yokluğu o kadar can yakıcıdır ki seni oyalayacak arkadaşlıklar edinirsin. En son düğününde gördüğün dostunu 2 yıl sonra kucağında bir prensesle bulursun ve o prensesin yanağına kondurduğu buseler mührü olur dostluğunuzun. sevgili papatya ödülü hak eder iyim bilmem ama bana dünyada ki en sıcak dostluğa sahip olduğumu tekrar hissetirdiğin için çok teşekkürler. Beni öyle zamanlara götürdünki… bence dost yıllarca görüşmediğinde bile sanki yeni ayrılmışçasına tatlı sohbetlere dalabildiğin kişidir
ve son olarak dostluk karşılıklıdır seni kimsenin üzmesine izin verme
sevgiler…
Ağustos 2nd, 2009 at 23:05
Kayıtsız şartsız güvenebileceğim bir dostum olmasını gerçekten çok isterdim.
Ağustos 3rd, 2009 at 01:33
Great article . Will definitely copy it to my site.Thanks.
Ağustos 3rd, 2009 at 08:34
Are you a professional journalist? You write very well.
Ağustos 3rd, 2009 at 10:34
BİM’deki süt markası değildir
)))
Rabbim sağlıklı ömürler versin sana Aysultan
1- SIR.
2- Güven.
3- Vazgeçememek.
Benim için DOST 1+2+3′dür.
Ağustos 3rd, 2009 at 13:57
Aslında “Dost” kelimesinin içinin gerçek anlamda dolması çok zor sanırım.Benim açımdan en azından,eskiden çok dostum vardı ama sonra gerçek dost olmadıklarını gördüm,herkes bencilleşti,kendini düşünür hale geldi.Sır saklarım derlerdi de inanırdım bende.Ama 20 li yaşlardan beri tek dostum kendimim sanırım.
ama olsun %100 güvenemem hep bir acaba vardır kafamda.Bu kötü elbette.
Kolay kolay kimseye güvenmem,kimseye ne sırrımı açarım ne derdimi.( Gerçi çenem de çok düşüktür )
Çok yanlız kaldım ama kendimi çok mutlu hissediyorum.Arkadaşım çok ama sanırım Dost’um yok …
Ağustos 3rd, 2009 at 15:25
dostluğun kardeşlikten farkı yoktur gözümde. canının yanması canımı yakar yüzünün gülmesi yüzümü güldürür. saol paylaşım için papatyam prensesim. hayırlı haftalar
Ağustos 3rd, 2009 at 16:41
what a lengthy and in depth article but full of useful information
Ağustos 3rd, 2009 at 19:43
Canım Arkadaşım;
))
Benim dostluktan anladığım seninde dediğin gibi dost dediğimiz zat-ı muhteremin iyiliği yani ona şaklabanlık yapmamak,birde araya ne kadar zaman girerse girsin karşılaştığında oturup keyifli sohbet edebiliyor olmak…
Ağustos 3rd, 2009 at 20:07
anlaşılan sen bu konuda baya yaralısın ablacım
benimde tostummm varr 1 tanecikkk,ara sıra didişsek dee çok severiz birbirimizii =) ALLAH bozmasın inşaallah.Rabbim hepimize hakiki,güzel,hayırlı dostluklar nasip etsin..
Ağustos 4th, 2009 at 22:29
BEnim lafımın üzerine 26 tane laf yazmak he. Kusura bakmayın en güzeli benimki az öz
HEdiyemi istiyom banane banane hem ben hamileyim hamilenin isteği yapılır
Ağustos 5th, 2009 at 00:05
[...] Dostluk ve.. yazımda yorumları ödüllendireceğimi söylemiştim. Gönlümden üç kişiye hediye yollamak geçti. [...]
Ağustos 8th, 2009 at 14:00
dost dost diye nicesine sarıldım,
benim sadık yarim kara topraktır…
A. Veysel
Dost, üvey kardeştir.
M. Abravcı