Yazının başlığının ilhami babamın bir makalesi.
Ramazan’a yakın bazı büyüklerden ” Ah nerde o eski Ramazanlar” sözünü duyarız. Ramazan biter bayram gelir, ” Ah nerde o bayramlar..” sözünü duyarız.
Ramazan da bayram da aslında hep aynı, değişen biz ve zaman..
Ramazan değince ilk aklıma gelenler; topluca yapılan aile iftarları ve sahurları, hep birlikte kılınan teravih namazları, ağırlanan misafirler, gidilenn misafirlikler, Ramazan temizliği telaşı, Ramazan alışveri telaşı, daha çok ibadet, mukabele, televizyonlarda 1 ay da olsa huzur, kaliteli programlar, camilere asılan mahyalar..

Bayram değince ise ilk aklıma gelenler, arefe günü, bayram temizliği, bayram alışverişi, el öpmeye gidilen büyükler, beklenen misafirler, yapılan tatlılar, açılan börekler, çocuklar çoluklar, mendil içinde verilen harçlıklar, boyalı ayakkabılar, mutluluk, birliktelik, kalabalık, bayram kahvaltıları…
26 yıldır Ramazanları ve bayramları büyük bir coşku ve huzur içinde yaşadım ve hamd olsun hâlâ öyle yaşıyorum. Hiç bir zaman “ahh nerede o eski Ramazanlar. nerede o eski bayramlar” demedim ve diyeceğimi de sanmıyorum.
Şimdilerde bayram demek tatil demek olmuş! Ne kadar yavan, ne kadar kültürümüzden uzak.
Tatilini git senenin diğer günlerinde yap. Bayramda al eşini çocuğunu annenin, ananenin, dayının, halanın elini öpmeye git, eline bir kutu çikolata alarak veya kendi yaptığın tatlıyı bir güzel paketleyerek..
Sen ailenden böyle mi gördün? Senin ailen bayramda büyüklerini ve diğer akrabalarını hiçe sayarak tatile mi çıkıyordu da sen kupkuru bir telefon mesajıyla bayramlarını kutluyorsun gitmiş olduğun tatil beldesinden? Sen ve senin gibilerin büyükleri tabiki “nerede o eski bayramlar” der ve böyle giderse demeye de devam edecek.
Bayramlar ve Ramazan günleri bir ve beraber olmamız için bize sunular eşsiz günlerdir. Bugünlerin kıymetini bilmemiz gerekiyor. Bizler çoluğumuza çocuğumuza bugünleri nasıl öğretirsek öyle devam edecek bu alışkanlıklar.
Neden benim çevremde ki gençlerin büyükleri de dillerine ” nerede o eski bayramlar” sözünü pelesenk etsinler ki?
Hatamızı bu bayram telafi etmeye ne dersiniz? Hadi bu bayram sizde bir yerinden düzeltmeye başlayın o eski özlenen günlerin. Siz de arefe çiçeği yapın çocuklarınızı, bayram sabahı eşinizin bayram namazından gelmeseni beklerken, güzel bir sofra kurun. Yüzünüze en güzel tebessümüzünü oturtun, bayramlık cicilerinizi giyin, çocukların saçlarını tarayın. Güzel kahvaltının ardından bayram hediyeleriniz alın, kayınvalidenizin, annenizin,babannenizin ellerini öpmeye gidin. Çocuklar görsünler bayram nasıl oluyormuş, büyükler sevinsinler, benimde evladımın sonunda aklına dank etti diye..
Hadi ne duruyorsunuz!
Kalabalık ve neşe içinde geçireceğiniz bir bayram diliyorum..

Eylül 18th, 2009 at 17:08
bir paket hediye ile gidiyoruz memlekete
hayırlı bayramlar diliyorum canım…
Eylül 19th, 2009 at 00:03
ben her sene daha da güzel Ramazanlar geçirdiğimi düşünüyorum. Bende 27 yaşındayım ama hiç nerde eski Ramazanlar dediğimi hatırlamıyorum. Bunun en büyük nedeni ise Ramazan ayında sevdiklerimle iftarlarda, sohbetlerde, teravihlerde birarada geçirmek sanıyorum. Bayramlarda aynı şekilde. Dinlenmek ve tatil amaçlı değil sıla i rahim şeklinde değerlendirmeye çalışıyoruz.
Allah razı olsun canım, şimdiden senin ve ailenin bayramını tebrik ediyorum…
Eylül 19th, 2009 at 00:14
dedigin gibi papatyam degisen bizleriz,bende Sükran arkadasimiza katiliyorum ramazanda sevdikerimizle ettgimiz iftarlar,teravih namazlari,mukabeleler cocuklugumda yasadigim ramazani bugünde yasiyorum
tek farkla ailemden uzakta olmak ve artik cocuk degilim bayram sekeri toplamaya gidemiyorum yoksa benim icin ramazan ayni
canim ailenle huzurlu neseli dolu dolu bir bayram dilerim
Eylül 19th, 2009 at 01:25
Neşe ile geçirilmiş hayırlı bayramlar diliyorum…
Eylül 19th, 2009 at 03:09
Bayram tatillerini eşten dosttan akrabalardan kaçıp tatil beldelerine gitmek için kullananların herhalde yüzde doksanının anneleri babaları böylesi evlatlar etiştirmek istemezlerdi.
Peki nerede hata yaptılar?
Hataları, eğitim sistemine ve öğretmenlere güvenerek çocuklarını kayıtsız şartsız onların terbiyesine emanet etmelerinde.
Eğitim sistemimiz maneviyatsız ruhsuz şahsiyetler yetiştirmek için ayarlanmış. Aklı başında anne babalar dinini örfünü adetini çocuklarına kendileri öğretebilmiştir.
“Biraz da insanın içinde olacak” sözüne de katılabilirim ama genelde her çocuk çevresinde gördükleriyle, kendisine verilenlerle şekilleniyor.
Eylül 19th, 2009 at 08:31
canim
bizler avrupada oldugumuz halde eski
kültürümüzü atamızdan ailemizden gördügümüz
gelenekleri yaşatmaya calışıyoruz.
ama dedigin gibi coğu kişi tatil amaçlı kullanıyor
belki bu yazini okurlarda bir ders olur
yüregine sağlık lulum böyle bir konuya değindiğin için..
*
Tatlıyı sıkı da sarsan olur ama şeklinin yani
kırışıklarının bozulmamasına dikkat et
sen becerirsin luluşum kafana göre dene ..
citir citir oluyor mutlaka dene tavsiye ederim
HAYIRLI BOL BEREKETLI BIR BAYRAM DILERIM CANIM
Eylül 19th, 2009 at 13:53
Eğer ailemden ayrı şehirde değilsem bayram kahvaltılarını mutlaka ailemle yaparım. Önce anne ve babamla bayramlaşırım. Mahallemde bayramlaşmadığım hane bırakmadan büyük küçük herkesle bayramlaşırım. Senede 2 defa yaşayabildiğimiz ve birdaha yaşayıp yaşayamayacağımızı bilmediğimiz bu güzellikten nsıl kendini mahrum bırakabilir insanoğlu hiç anlamam

Çocukluğum kahvaltı, aile içi bayramlaşma ve mahalleli ile bayramlaşma şeklinde geçti ki her zaman bu mutluluğu tatmış olduğuma şükrettim. Büyümüş olabilirim, anne olabilirim ama ben değişmedim. O nedenle mutluluklarım neden değişsin?
Çocuklarım da aynı mutluluktan keyif alıyor ya işte en çok da buna seviniyorum
Eylül 19th, 2009 at 22:13
Hayirli bayramlar diliyorum canim.
Eylül 20th, 2009 at 05:34
sa.Papatyam doğru söze ne denir,önemli olanı uygulamak içtenlikle bir yerlere tatile gitmek değil çoluk,çocuk onlarda yaşasınlar,öyle yaşasınlarki “nerde o eski bayramlar”sözünü etmesinler hiç bir zaman.Ramazan Bayramın mubarek olsun..sevgiler.A.E.O
Eylül 20th, 2009 at 09:20
Kardeşliğin doğduğu, sevgilerin birleştiği, belki durgun, belki yorgun, yine de mutlu, yine de umutlu, yine de sevgi dolu nice bayramlara…
Eylül 20th, 2009 at 22:46
Sabahtan beri aglaya,aglaya göz pinarlarim kurudu,son 12 yil boyunca bayramin geldigine bile sevinemez oldum dogrusu.Cok üzgünüm o kadar üzülüyor ve özlüyorum ki anlatamam
Mesela:Bu sabah kalktik kendi evimizin icinde bayramlastik ve goca gün icinde oturduk can s1k1tisi icinde.Elini öpücek bir büyügümüz bile yok,gurbette bayram bir baska oluyor Allah düsmanima yasatmasin su anda bile aglayasim geliyor
Allah hakkimda hayirlisini versin benim gurbette olmamda da vardir bir hayir diyorum.
Selamlarimla,cnm.
Eylül 21st, 2009 at 19:38
CANIM IYI BAYRAMLAR DILERIM
WWW:YENITADLAR:BLOGCU:COM
Eylül 24th, 2009 at 00:38
Tabi ki değişen biziz bayramlar değil! İnsanların ayına hürmet göstermedikleri bir demin sonrasında gelen bayrama tatil gözüyle bakmaları oldukça normaldir. O insanlar için gerçekten sadece üzülüyorum. Eskiden çok kızardım, niçin oruç tutmuyorlar, hadi tutmuyorlar neden oruç tutanlara saygıları yok diyerek? Neden bayramı tatil görüyorlar diyerek! Artık kızmıyorum, acıyorum çünkü. Bunca güzellik, huzur ve mutluluktan mahrum olanlar zümresidir bayramı tatil gören ve düşünenler.
Kalemine sağlık Papatya’m güzel ifade etmişsin ama kızma onlara, mahrum olanlara kızılır mı? Hiç fakire kızılır mı? Neden et yemiyor diyerek? Bunlara kızılmaz. Çünkü bunların yaşadıkları ise manevi hazdan yoksun fakirliktir…