Sanki ruh halimi anlatırcasına uzun ve karmaşık bir yazı olacak baştan uyarayım![]()
**
Kendinizi bir çöl de düşünün. Uçsuz bucaksız bir çöl de yürüyorsunuz; yol ne kadar uzun olsa da, ne kadar zorlu olsa da sonunun nereye varacağını biliyorsunuz ve oraya varmak için kâh koşarak, kâh sakin adımlarla, kâh düşe kalka yolunuza devam ediyorsunuz. Bu kadar zorlu bi yolda ara sıra gördüğünüz hurma ağaçlarının altında dinlenebiliyor, binde bir de olsa rastladığınız vahalarda susuzluğunuzu giderebiliyorsunuz. Zaten yola çıkarken yolculuğun çok çetin geçeceğini biliyordunuz; biliyordunuz bilmesine ama çok nadir de olsa birilerinin veya bişeylerin durup sırtınızı sıvazlamasına da ihtayacınız var. İşte bu zorlu süreçte beklediğim bir haber vardı benim, o haberi almak hiç bir işime yaramayacaktı ama çölde susuzluğumu giderecekti biraz, fakat beklediğm haber çölde serap görmüş gibi bir etki yaptı. Çok ama çok emin olduğum şey bir serap gibi kaybolup gitti. Bu bende, hiç ummadığım etkiler yaptı ne yazık ki. O haberi almaya ihtiyacım olduğu gibi çok emin olduğum için alamamak fazlasıyla canımı yaktı. Ondandı suskunluğum. Zaten zorlu bir süreçten geçmek yetmiyormuş gibi, üzerine bu ters tepki iyi gelmedi bana. Biraz ara dedim bloğuma ve o gece çok ani ve önemli kararlar aldım. İnşallah hepsini uygulamaya sokabilirim.
Bu zorlu çöl yolculuğunda her zaman yanımda olan biri ve birileri var hamd olsun. O biri çöküş dönemimde de yanımdaydı yine. Tahmin edersiniz ki bu kişi Aysultan
Bu bir hafta içinde gönlümüzce gezdik tozduk diyebiliriz. Hâlâ içimizde ukde olan şeyler var ama onları da zamanla yaparız biz iki kafadar ![]()
Neler yaptığımı yazmadan önce son yazıma gelen yorumlara değinmek istiyorum biraz.
Öncelikle hem yorum yazıp sonra dönüp mail atarak halimi hatrımı soranlara teşekkür ediyorum: Öretmenim Neşe, sevgili Taze nane (o da zorunlu bir ara vermek zorunda kalacak ne yazık ki bir kaç gün sonra ama geri dönecek.) sevgili Eylül ve sevgili Şükran. Bana verdiğiniz önem için Rabbim razı olsun sizlerden ve sizleri de dar zamanınızda arayıp soran olsun inşallah.
Yazımı görür görmez telefona sarılıp her ne kadar telefonları açılmamış olsa daa, sevgili Leyya ve Nazan Ablalarıma da ayrı bir teşekkür ederim tabi ki![]()
Diğer iyi dilekde bulunan takipçilerime de teşekkür ediyorum tabiki.. ![]()
Yalnız bir yorum var ki, beni hem gülmekten öldürdü, hem de kızdırdı. Evleneceğime kesin kanaat getirmiş gizli bir takipçim olan Melek kardeşim
Demek ki beni iyi takip edemiyorsun, zira ben böyle mutlu bir haberi asla saklamam. Ki böyle güzel bir haber üzüntülü bir yazı yazıp veda ederek belirtilmez, hele hele ben böyle birşeyi asla yapmam.
İkinci olarak da ben bloğumu kapatıyorum, hadi bana eyvallah gib bir yazı yazmadım ki, yok efendim üç gün sonra kesin dönersin, gitme falan filan gibiyorumlar da aldım.
Sadece bloğa değil, hayata biraz mola verdim. Tamamen gidiyor olsam tüümmmm yazılarımı siler, ben gittim asla dönmeyeceğim yazardım değil mi? ![]()
*
Gel gelelim bu zaman diliminde neler yaptım ve neler oldu.
Beni derinden sarsan bir vefat haberiyle sarsıldı İlahiyat camiası. Çok kıymetli Prf. Dr. İbrahim Canan hocamız Hakk’ın rahmetine kavuştu elim bir kaza sonucu.
Alimin ölümü, alemin ölümüdür. Böyle kıymetli insanlar dünyaya zor gelir ve gittikleri zaman boşlukları kolay dolmaz. Rabbim onun yapmaya niyetlendiği herşeyi geri bıraktığı öğrencilerine icraate geçirmeyi nasip etsin inşallah.
Rabbim ailesine ve bizlere sabır ihsan etsin, inşallah cennette komşu oluruz.
Zeylu’ma gittim. Çok harika bir gün geçirdik. Gerçi bloğunda yazmıştı ama ben de tekrar belirtmek istedim. Hayatımın en güzel, bol kahkahalı, Emreciğin değimiyle bol gürültülü
, günlerinden biriydi. Herşey için çok teşekkür ediyorum tekrardan Zeynep Ablam, kısa zamanda görüşcez yine![]()
İnsan yemek blogcusu olunca, oturup kalktığı sofralar daha mı çok oluyor nedir
Bu sofrada yine Aysultanla birlikte şenlendirdiğimiz canımız dostumuz Şerife’mizin bize hazırladığı kahvaltı sofrası. Sana da tekrar teşekkür ediyoruz hanfendi
))
Zaten hediye almayı seven ben, bana koca bir koli çeşit çeşit un gelirse ne yaparım? Mutluluktan sapıtabilirim
Bir kaç zaman önce sitemdeki Portakallı Çikolatalı kek tarifimi beğenip, kabartma tozu paketlerinin arkasında ve -belki- yemek kitabları için kullanacaklarını , bunun için benden izin istediklerini belirten bir mail almıştım Sinangil Unlarından. Sağolsunlar bu güzelim unları göndermişler benim için.
Zaten bir çok ürününü kullanıyordum ama limon ve fındık aromalı unlarından henüz almamıştım. En kısa zamanda onlarla harikalar yapmayı düşünüyorum
( bir tane enfes bir ekmek yaptım bilee!)






Ekim 25th, 2009 at 19:53
Canım merhaba…
Seni tekrardan görmek çok güzel
İnşlh aldığın karralar seni çok mutlu eder canım…

İbrahim hoca içinde gerçekten diyecek kelime bulamıyorum nur içinde yatsın inşlhh…
Sultanımla bol bol gezip enerji toplamışın maşallah
Ayrıca canım hediyeleri rabbim ağız tadıyla yedirmek nasip etsin…
Öpüyorum en kocamanından bak
Ekim 25th, 2009 at 21:17
Selamlar canım..


Rahmetli İbrahim Canan hocam(Allah ondan razı olsun) ile inşallah cennette komşu olursunuz ve bizde şöyle yan tarafta bir gecekondu oturtturuz
Tekrar iyi olmana çok sevindim
Katıldığın sofralara yine diyecek yok harika, tüm dostlarının ellerine sağlık
Allah’a emanet ol canım
(yüzün tam olarak görünmese de resmini görmek hoş
aeo
Ekim 25th, 2009 at 21:18
Papatyam sesini duydum mutlu oldum .. iyi olmana sevindim.. bol bol gezilip eğlenilmiş,ee daha ne olsun.. gamlar ,tasalar,kaygılar uçup gitsin bir an önce
Zeynepciğimin bloğunuda yazmıştım,sofra nefis..
unlar bir harika,afiyet olsun şimdiden..
öpüyorum..
Ekim 25th, 2009 at 21:25
Canım Papatya Prenses, sır kutusu gibisin vallahi. Herkesin, suskunluğunu kafasına göre yorumlaması normal, ser verip sır vermiyorsun. Ama madem hayat seni biraz yordu, dinlenmek de en doğal hakkın. Yalnız herşeyin örtücüsü zaman bu yaşadıklarını da öyle güzel örtecek ki, çölün sonuna geldiğinde, güneş öyle güzeldi ki kemiklerim ısındı diyeceksin
Bu da Allah’ın bize lütfu işte, kötü anıları, sıkıntıları unutmak. Kendine iyi bak, sevgiler…
Ekim 25th, 2009 at 22:47
papatyam hoşgeldin hoşumuza geldin.Bazen insanın kendini dinlemeye ihtiyacı oluyor.inşallah planlarını gerçekleştirirsin.
huysuz ve tatlı kızımız. 
bak moral depolamışsınız zeynepe de giderek.ne iyi yapmışsınız.içinden geleni yap dinlen ve bizim yanımızda ol
senin yokluğunda kulaklarını çınlattık.hissettin mi?
sevgiyle kal sağlıklı güzel günler .
Ekim 25th, 2009 at 22:56
Hele şükür ya, depresif insan dön aramıza
Sanki ben ara ara böyle yapmıyormuşum gibi
Neyse can canım özlemişim seni.
Vallahi ne diyeyim Allah muhabbetinizi artırsın. Kıskanıyorum haberiniz olsun
İbrahim Canan Hoca’nın vefatı İslam alemi için büyük kayıp. Allah gani gani rahmet eylesin. Ama Allah’ın izniyle onlara orası buradan kat kat daha güzeldir. Ne güzel ki vuslata erdi…
Bol bol dinlen , kafa dağıt ama siteyi ihmal etme, kızarım haaaa!
Bu arada yeni mamaların pek güzel. Eh artık güzel süslü bir pasta isteriz
Ağzının tadı hiç bozulmasın inşallah.
Muhabbetle şeker,
Canan
Ekim 25th, 2009 at 23:14
papatyacım şöyle bir çöl gezisi yaptım geldim hurmalarımıda yedim
seni tekrar görmek ve o güzel edebiyatlarını okumak çok güzel,bak sen gittin geldin ben hala yerimde sayıyorum, bende blogumla çok fazla ilgilenemiyorum vaktim olmuyor, hayatta daha güzel şeylerde var, vakit buldukça ilgilenme fırsatım oluyor, seni tebrik ederim sen bu konuda çok başarılısın

istersen yoncanın yeri şu an murat muhallebicisi oldu orada olabilir


ben ümraniye de büyüdüm, evlendim şimdi pendikteyim,annem de ablam da ümraniyede oturuyor sık sık gelirim oralara
yonca pastanesinde 4,5 sene çalıştım mutlaka karşılaşmışızdır
nerde buluşalım
artık zamanıda sen belirlersin
sevgiler
Ekim 25th, 2009 at 23:43
Tekrar seni görmek çok güzel. Tanışmamış olsak da bazı kişiler yer eder insanların gönlünde. Sanal alem deyip geçmemek lazım. Birbirimizi ister istemez merak edebiliyoruz. Tuhaf bir bağ var blogcuların arasında. Yazdıkların çok içten samimi, aslında herşeyi anlatır gibi.
Evet bende vedaya geldim. Kısa bir ara diyorum umarım uzun sürmez.
Kendine iyi bak Papatyam.
Tekrar görüşmek üzere.
Ekim 25th, 2009 at 23:50
Dönüşüne çok sevindim prenses iyiki döndün
aysultan gibi bir dosta sahip olduğun için çok şanslısın.rabbim dostluğunuzu daim etsin
sevgiler
Ekim 26th, 2009 at 00:42
Hosgeldin Papatyacigim. Her zaman ki gibi güzel ve düsündürücü paylasimin icin sagol, yüregine saglik. Allah yardimcimiz olsun.
Selam ve du’a ile…
Ekim 26th, 2009 at 01:12
Hoşgeldin Papatya Prenses
Veda yazını okuyunca umarım çok kötü birşey olmamıştır diye geçirmiştim içimden.Bu yazı ruh halini gerçekten iyi özetlemiş.Dönüşünü görmek mutlu etti benide.Daima sevgiyle kal…
Ekim 26th, 2009 at 03:28
bende papatyam nerde diyordum yorumunu görünce cok sevindim.ben bu günlerde 3 güne bir bloga giriyorum fazla kalmadan hemen cikiyordum buda benim ruh halim bugünlerde
Canim hayat acisiyla tatlisiyla inisleriyle cikislariyla yasanip gidiyor,bu günlerde en iyi ilac en yakin arkadasinla gezmek sohbet etmek (terapi tesirinde) ruhunu dinlendir kücük seylerle mutlu ol.
Artik burdasin ve tam gaz hadi papatyam eskisi gibi nerde kalmistik!!!
Ekim 26th, 2009 at 09:07
hoşgelmişsen canım…
yazını baştan sona okudum…kimi yerde üzüldüm kimi yerde güldüm….her neyse zevkli bir yazı olmuş..en çokda un bölümü çok hoşuma gitti…inşallah banada gelir
hihii..
öpüyorum seni…
Ekim 26th, 2009 at 09:57
Ah kafam..
attığın taş fena yaraladı beni sanırım..
Canım öncelikle vericeğin aranın bir hafta gibi bir gezi için olduğunu anlamak çok zor gerçekten başlığa bakınca veda kelimesi genellikle uzun ayrılıklar için kullanılır
Bu bir veda havasıdır deyince dramatik bir ruh haline girip , blog yazmaya alışınca uzun ara vermek zor önemli bir neden veya hastalık olmadan alışkanlık yapıyor demek istemiştim..
Bu son yorumum olsun ..
selam ve dua ile..
Ekim 26th, 2009 at 10:24
Çok güzel bir yazı olmuş ellerine sağlık.
Sen ara versende biz sürekli sayfana bakıyorduk
Prof.İbrahim Canan hocaya çok üzüldük Allah rahmet eylesin Allah ailesine sabır versin.
Yazılarınla tanıdığım kadarıyla sen güçlü bir kızsın Allahın izniyle herşeyin üstesinden gelirsin.
Ekim 26th, 2009 at 10:46
zaman zaman böyle dönemlerimiz oluyor allah bu sınavı da hayırlısıyla atlatmanı nasip etsin inşallah
Ekim 26th, 2009 at 11:06
Prenses döndüğüne, iyi olduğuna çok sevindim..İnsan bu tür aralara ihtiyaç duyabiliyor kimi zaman hem blogunda hem de günlük yaşamda. Şöyle bir durup düşünmek, dinlenip sağlıklı kararlar alabilmek için. Umarım sen de aldığın kararları istediğin şekilde yerine getirirsin canım ve hepsi de hayırlı olur senin için..
.
Güzel bir hafta diliyorum.
Sevgiler
aslı
Ekim 26th, 2009 at 11:19
Canım umre gezim ve hamilelik halsiziliğimden baya bir ara vermişim, ve bu sırada canım arkadaşımın moreli bozukmuş

Yanında olamadığım için destek veremeğim için çok üzgünüm..
Hayatta dönem dönem yaşadığımız büyük sıkıntılar oluyor. Malum imtihan dünyasındayız..
Pr. Dr. İbrahim Canan vefat etmiş ALLAH tan rahmet diliyorum..
Bu arada güzel sofrlara davet edilmiş bol bol muhabbetli, mevlam böyle güzel muhabbetlerin kaynağını söndürmesin inş..
Evet taze nane de ara veriyor, mevlam herşeyin hayırlsını nasib etsin..
Umarım bu süreç ona hayırlar getirir..
Canım seni kocamn öpüyorum..
Eğer bir isteğin ve arzun varsa lütfen ben burdayım…
Seni kocaman öpüyorum
Ekim 26th, 2009 at 12:38
Kuruluş,yükseliş, çöküş her devrede yanındayım ama tek şartla asla yıkılış devresi olmayacak bu çökmelerin.Rabbim büyük dara düşen kulunu rahata erdirir vakti zamanı gelince,radikal kararlar almak güzel.Yenilikler ufkumuzu genişletir hem arada revizyon lazım





Ukdeler bizden korksun ikimiz bir olunca inş. yaparız tabi
güzeldi gezmelerimiz,kafaları dağıttık biraz.O güzel sofraları kuran canlara tekrar çok teşekkür ederim
resimleyen siz prenses hanıma ayrıca teşekkür ederim
İbrahim hocaya gelince Allah rahmet eylesin,Yeri dolmayacak olan değerlerin aramızdan gitmesi çok kötü
Son olarak seni çok seviyorum
Ekim 26th, 2009 at 12:50
Demek telefonumun açılmayışı gayet bilinçliymiş :S
Anladın sen onu 
P
Öğrendiğim iyi oldu
Canım çok kötü fena talı istiyor. Şöyle aromalı az hamurlu bol harçlı bir şey. Sen bul bakalım ben de sana limonata ısmarlayayım
Çarşamba yarım gün çalışıyorum ya hadi
Ekim 26th, 2009 at 15:48
Canım paptyam dün evde yoktum ve nete girememiştim…Bu gün girme fırsatım olunca hemen sana geldim ve yazını yeni okudum…Kısa arana son vererek tekrar yazmaya başladığına çok sevindim(sen zaten biliyorsun)…Bu arada güzel vakit geçirmiş olmana çok sevindim ağzınızın tadı hiç bozulmasın…Arkadaşlarınla harika sofralarda keyif yapmanda çok güzel olmuş (ohhh sefanız olsun)…(Şu masadaki çikolatalı tarttt kafama takılı haberin olsun…)
Seni sevgiyle kucaklıyorum canım…Sağlıklı günler dilerim…
Ekim 27th, 2009 at 14:05
Hoşgeldin papatya prenses. Sıkıntıları üzüntüleri bir kenara at, hep mutlulukla ileriye ilerle. Seni çok özledik. Sevgiler…
Ekim 30th, 2009 at 16:34
papatya abla;
öncelikle beni bi ‘melek’ olarak gördüğün için çok teşekkür ediyorum sana =) o yorumuma gelince içime hep senin yakın bi zamanda evleneceğin doğuyor ne yapayım bende bu aranın sebebini buna bağladım =) ama çok ara vermemene çok sevindim çünkü her gün bilgisayarımı sadece senin sayfana bakmak için açıyorum ve sonra kapatıp ders çalışıyorum malum öss’ye. senin sayfan bana moral oluyor anlayacağın.. neyse iyiki tekrar döndün inşallah bi daha böyle yaramazlıklar yapmazsın =) allaha emanet ol papatya abla, bana dua et lütfen tanımadığın kişilerin duası daha çok kabul oluyor derler hep bilirsin
Ekim 31st, 2009 at 18:11
canım benimmm hakikaten harika bir gün geçirdik
En yakın zamanda tekrarlayalım

iyi ki geldiniz…inan tadı damağımda kaldı o güzel günün
öpüyorum papatyalı luluş