Hayat bir imtihandır. Allah teala bizi ” ölüm korkusuyla, açlıkla, mallardan, canlardan ve ürünlerden eksilktmek suretiyle” imtihan edecektir.
Bunun için de başa gelen acılara, sıkıntılara sabretmemizi tavsiye etmekte, sabır yarışında düşmanlarımızı geçmemizi istemektedir. Felaketle yüzyüze gelince ” Biz Allah’ın kullarıyız, O’na aitiz ve muhakkak O’na döneceğiz.” dememizi beklemektetir.
“Ellezîne izâ esâbethum musîbetun, kâlû innâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn(râciûne).
Onlar ki, kendilerine bir musîbet isabet ettiği zaman: “Biz muhakkak ki Allah içiniz (O’na ulaşmak ve teslim olmak için yaratıldık) ve muhakkak O’na döneceğiz (ulaşacağız).” derler.” – Baraka 156
Yaşadığımız sürece bu imtihanlar devam edecek, Allah teala aramızdaki sabredenleri ortaya çıkarıncaya kadar bizi deneyecektir.
Sabır imtihanını başarıyla verenlere, felaketlere karşı dişlerini sıkıp göğüs gerenlere hesapsız ödüller verecektir.
“(Ey Muhammed!) Bizim adımıza de ki: “Ey iman eden kullarım! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Bu dünyada iyilik yapanlar için (ahirette) bir iyilik vardır. Allah’ın yeryüzü geniştir. Sabredenlere mükâfatları elbette hesapsız olarak verilir.” Zümer 10. ayet-i kerime
Sıkıntıyla Karşılaşınca Ne Yapmalı;
Yüce Rabbimiz o zaman sarsılmaz bir sabırla ve namaz kılmak suretiyle kendisinden yardım istememizi öğütler:
“Ey iman edenler! Sabrederek ve namaz kılarak Allah’tan yardım dileyin. Şüphe yok ki, Allah sabredenlerle beraberdir.” – Bakara 153
Efendimiz(sav)’in belirttiğine göre sabır ışıktır; o ışığı elde eden kimse gerçeği görür, sıkıntılar karşısında pes etmez, sabrın verdiği güçle zorlukları yener ve zorlukları yenmek için sabretmeye çalışanlara Allah sabır gücü verir.
Sıkıntı Rahmettir;
Acaba başımıza gelen sıtıntılar bize verilmiş bir ceza mıdır? Allah bizi daha bu dünyada mı cezalandırmaktadır?
Bazıları böyle düşünmektedir. İnsanlara ceza sandığı dertler, o kul için bir tür himaye ve kayırma olabilir. Allah teala ahirette çektireceği dayanılmaz cezaları daha hafif şekillerde çektirebilir. Bu da o kul için bir himayedir.
Peygamber Efendimiz (sav) bö gerçiği şöyle dile getirmiştir:
” Allah iyiliğini dilediği kulunun cezasını bu dünyada verir. Fenalığını dilediği kulunun cezasını da kıyamet günü günahını yüklenip gelsin diye aherite bırakır. Mükafatın büyüklüğü belanın şiddetine göredir. Allah sevdiklerini sıkıntıya uğratır. Kim başına gelene rıza gösterirse, Allah ondan hoşnut olur. Kim de buna raz olmazsa Allah’ın gazabına uğrar.”
-Peygamberimin Sevdiği Müslüman/ Sayfa 169-171-

Mart 25th, 2010 at 23:39
Son günlerime güzel bir başlık olmuş..
bugün okulda bir arkadaşla konuştuk bunu “sıkıntı ardından gelecek ferahlıkla anlam kazanıcaktır belkide”diyorduk..
Allah darda bırakmaz kulunu vardır bir bereketi hayrı bizim ya farkedemediğimiz yada farketmemiz için zamanın gerektiği..
Mart 25th, 2010 at 23:39
Bu yazın çok güzel olmuş canım…Herkes sabredebilse keşke…Allaha sığınıp sabredelim…Hayırlı cumalar canım…
Sıcacıkkk sevgilerrr…
Mart 26th, 2010 at 00:13
keşke her felaket ve her acı karşısında “inna lillahi ve inna ileyhi raciuun” diyebilsek Rabbim hepimizi sabırla yoğrulan kullarından eylesin kardeşim yazın harika Allah razı olsun muhabbetle
Mart 26th, 2010 at 11:16
Cumanız mübarek olsun çok etkileyici bir yazı paylaşımın için Allah razı olsun. Son satır beni çok etkiledi. Allah sabredip mükafatlandırılanlardan eylesin aminn.
Mart 26th, 2010 at 11:37
çok güsel bi yazı olmuş…kesnlikle sabır sabır sabır…
))
her zaman şükretmek lazım diyorum ve seni öpüyorum,bide makas alıyorum yanaktan
Mart 26th, 2010 at 14:02
çok güzel bir yazı.sabretmeyi öğrenmemiz lazım.hayırlı cumalar
Mart 28th, 2010 at 23:34
Son aylarda yaşadıklarıma bu yazı öyle iyi geldiki yüreğinize sağlık.Paylaştığınız içinde teşekkürler. İzmirden sevgiler.