Bazen derslerde veya günlük yaşantımda aklıma burada sizlerle paylaşmak için günlük yaşantımızda çok ihtiyaç duyduğumuz dini içerikli bilgiler geliyor ve bunu paylaşmalıyım diyorum. Fakat dünya koşturmacası içinde unutup gidiyorum.. Lakin karar verdim bundan sonra aklıma geleni not alacağım ve o konu hakkında bildiklerimi ve araştırmalarımı sizinle paylaşacağım inşaallah.
Bu yazımın içeriği ise meal dersinde aldığım notlar ve sevgili çilek kızımız Deniz’in bana zaman zaman sorduğu soruların cevapları üzerine olacak.
Namaz, dinimizde çok şeyden üstün tutulmuş bir ibadettir. Peygamber efendimizin bu farz ibadet hakkında ki en kısa ve net hadisi ise “ Namaz dinin direğidir.” olmuştur. Kabirde ise bize ilk sorulacak soru namazdır.
Bizler günümüzde namaza öyle lakayt yaklaşıyoruz ki, sanki Allah’ın bizim namazlarımıza çok ihtiyacı varmış gibi, şu namazı bir kılayım hemen geliyorum, şu namazı hemen kılayım tekrar ararım seni gibi söylemlerde bulunuyoruz sıkca. Halbuki onun bize değil, bizim namaza öyle çok ihtiyacımız var ki maddi ve manevi olarak.
En basitinden bir örnek verecek olursak; vücudun en zahmet çeken yerleri, eklemlerdir. Bütün eklemler, namaz içinde yıpranmışlıkları gidererek sağlıklarına kavuşurlar. Şunu da açıkça belirtmek gerekir ki, namaz dışında hiçbir hareket tarzı, vücuda bu ölçüde fayda sağlamaz. Ayrıca namazın bir ibâdet disiplini içinde devamlılığı, eklemlerdeki bu huzuru ömrün sonuna kadar götürür.
Yine namaz kılmamız için günde beş defa aldığımız abdestte ki enseye mesh etmenin alzamier hastalığına iyi geldiği bilimsel olarak açıklanmıştır.
Daha bunun gibi onlarca örnek verilebilir. Hatta son bir örnek verecek olursak özellikle sosyetede çok yaygın olan yoganın bir çok haraketi namaz kılarken yaptıklarımıza benzer. Aradaki en büyük fark ise namaz bizi gerçek huzura erdirir ve üstüne bir de ibadet sevabı kazandırır. Hem dünyamızı hem ahiretimizi kurtarır.
“Sana vahyedilen kitabı oku ve namazı kıl. Şüphesiz ki namaz hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah’ı anmak elbette en büyük ibadettir. Allah yaptıklarınızı bilir.” [ Ankebut Suresi- 45]
Ayette okuduğumuz gibi namaz bizi hayasızlıktan ve kötülüklerden de bizleri alıkoyuyor.
Burda hemen, namaz kıldığı halde kötü huyları olan insanları örnek verecek olabilirsiniz. Onlar namazlarını yukarda da ifade ettiğim üzere sadece ibadet borcundan kurtulmak için, yalap şap kılanlar için geçerlidir.
Bakara suresi 3. ayetde:
“Onlar ki gaybe iman edip namazı dosdoğru gereği gibi kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah yolunda) harcarlar. ” buyurulur. Namaz kılmak fiili Arapça’da -salli- olarak geçtiği halde, bu ayet-i kerimede yüce Allah -ka me- fiilini kullanmıştır. Ka me fiilini kök olarak incelediğimizde “ayağa kalktı” manasına geldiğini görürüz. Yani Allah teala “namaza kalk ki imanını göreyim” buyuruyor.
İnsanoğlu namazıyla kendini vitrine koyar. Kulluğunun derecesini gösterir. Namazı başından savarcasına kılanlarla, neden kıldığının bilincinde olanlar, huşu içinde kılanlar, peygamberlerin kıldığı namaz gib inamaz kılanlar arasında şüphesiz ki bir iman farkı vardır….
******
Kaza namazları nasıl hesaplanır?
Hepimiz insanız ve beşer şaşar buyurmuşlar. Namazı hayatımıza belli bir yaşdan sonra sokmuş olabiliriz hatta kim bilir bu yazıyı okuduktan sonra namaza başlayacak olanlarımız olabilir(inşallah) Zararın neresinden dönülürse muhakkak ki kârdır. Lakin aklımıza önceden kılmadığımız namazları ne yapacağımız sorusu takılabilir.
Bunun için bulüğ çağına girdiğimiz yaşı ve namaza başladığımız yaşı bir kenara yazmamız gerekiyor. Aradan geçen seneleri güne vurup, içinden eğer hanımsak ortalama olarak mazeret günlerimizi çıkarıyoruz. Geriye kalan günler bizim borcumuz oluyor.
Misalen 30 yaşında namaza başladık ve 13 yaşında ergen olduk. Bu demek oluyor ki 17 senelik kaza namazı borcumuz var. 17 seneden mazeret günlerimizi çıkaralım, ortalama 6 gün olarak sayarsak 17 sene içinde 1224 gün namaz üzerimizden düşer. Yani toplam 13.5sene kaza namazımız kalıyor.
Bu 13.5 senelik kaza namazını, her farz namazdan sonra kıldığımız namazın farzını tekrar kaza olarak kılarık 13.5 yılda bitirebiliriz. Şöyle ki, sabah namazının sünnetini ve farzını kıldık. Hemen akabinde niyet ettim kazaya kalmış ilk sabah namazının farzını kılmaya diyerek kılacağız. Bu tüm namazların farzı ayrıca vitri vacip namazları için geçerli. Her gün, kıldığımız 5 vakit namazın ardından kazası kılacağımız gibi, yatsı namazının ardından bir günlük kaza namazını toptan da kılabiliriz. Ayrıca mübarek gecelerde bir haftalık kaza namazları kılarak borcumuzu daha kolay eritebiliriz. Yine boş vakitlerimizde de kaza kılabiliriz.
Namazların sünnetini terkedip yerine kaza kılmak diye birşey söz konusu olamaz; zira bugün sünneti terkeden yarın farzı da terkeder. Ayrıca peygamber efendimizin sünnetlerini terkederek ondan nasıl şefaat beklemeye yüzümüz olacak?
Rabbim bizleri hakkıyla namaz kılan kullarından eylesin ve kıldığımız tüm namazları ve kaza namazlarını kabul buyursun inşallah.
Namaz kılmayan kullarının da içine namaz aşkını düşürsün…
*
Çalışan bir kadınım, öğlen ve ikindi namazlarını işyerinde kılamıyorum, ne yapmalıyım?
Öncelikle işyerinde elimizdeki bütün imkanları kullanarak kendimize bir namaz yeri ve molası ayarlamaya çalışmalıyız. Bütün şartları zorlayarak. Öğlen tatilinde en yakın camiye gitmek gibi..
Amma velakin hiç bir şekilde ortam müsait değil ve namaz kılamıyorsanız, eve gelip üzerimizi değişip abdest aldıktan sonra ilk iş vakti giren namazı, ardından da kılamadığımız öğlen ve ikindi namazlarını kılmak olmalı..
~~
İnşallah faydalı olabilmişimdir bu acizane bilgilerimle yazdığım yazıda. Hepimize hayırlı ve bereketli cumalar..

Ekim 21st, 2010 at 20:37
Canım kardeşim senin bilgilerin hep faydalı herkes kendine muhakak bir pay çıkarıyordur…Güzel bilgilerin için gönlüne bilgine sağlık…
Sıcacıkkk sevgilerrr…
Ekim 21st, 2010 at 20:38
Allah razı olsun tüm kardeşlerin cuması mübarek olsun teşekkür…
Ekim 21st, 2010 at 21:51
tamamını okumaya inşallah gelicem, şimdi sezayla ilgilenmem gerek papatyam huysuzluğu tuttu hanımın
ama şimdiden hayırlı cumalar, öptüm
Ekim 21st, 2010 at 21:58
canımcım, emeğine sağlık. paylaştıkların için Alah razı olsun.. hepimiz Allah’ın istediği gibi O’na kulluk edenlerden oluruz ia…
dualarında aniden aklına geleyim ia. 
sevgi ve dua ile…
Ekim 21st, 2010 at 22:36
Namaz ve kaza deyince aklıma şu konu da geldi. Genelde bilinmez. Vefat eden kişi için namaz ve oruç borçları için devir yapılır. Kişinin kendi malından yapılması daha iyiymiş sanırım ama yoksa başkası kendi rızasıyla da verebilir. Gününe göre hesaplanıyor, ben tam bilemiyorum. Sonra bir fakire veriyorsunuz o parayı. Tekrar geri veriyor. Bu şekilde gün sayısı tamamlanana kadar devam ediyor. Ölen kişinin artık yapacağı bir şey kalmadığından bu şekilde af edileceği ümit edilir. Ama namazları kazaya bırakmamak çok önemli.
Ekim 21st, 2010 at 22:36
canımm az evvelde yazdım ama onaylatamadım
canım benimm


çilek kızınnn 23 nisanın yer seni
ışığım oluyorsun seni çok seviyorum
canımsın
Ekim 21st, 2010 at 23:22
Çok teşekkürler paylaşım için
Yazdıklarınız çok faydalı olacak bilgiler kıymetini bilmek lazım
Kendi adıma bende ders çıkardım sayenizde
sevgiler
Ekim 21st, 2010 at 23:35
Canım Papatyam yüreğine sağlık.Hep bizimle paylaş bu haki
katli bilgileri.Rabbim 5 vakit namazımı kılmayı banada nasip etsin.AMİNNNNNNNN
KOCAMAN ÖPÜYORUM.HAYIRLI CUMALAR…
Ekim 21st, 2010 at 23:56
Sevgili papatya…ne güzel anlatmissin,ben kendimle cok mücadele veriyorum daha dogrusu nefsimle.Bir tarafim cok istiyor bir tarafim aman bugün bosver yarin diyor.Ins.en kisa zamanda seytanin bacagini kirabilirim, sevgilerimle
Ekim 22nd, 2010 at 00:55
ALLAH BİZİ VE NESLİMİZİ DEVAMLI NAMAZ KILANLARDAN EYLESİN
HAYIRLI CUMALAR
Ekim 22nd, 2010 at 09:22
Allah namazımızı hakkıyla kılanlardan eylesin kabul olsun inş.
Hayırlı cumalar yazı çok güzel olmuş notlarını bizlerle paylaşdığın için allah razı olsun.
Ekim 22nd, 2010 at 09:23
Allah razı olsun mübarek cuma gününde hepimiz için faydalı bir yazı olmuş,rabbim kılmayanlarada nasip etsin bu lezzeti herkese yaşatsın,Allah namazımızdan bizi alıkoymasın.inşallah.amin.
Ekim 22nd, 2010 at 10:06
canım yüreğine sağlık böyle şeyler paylaşılmalı ki biz insanoğluna sürekli bir şeyleri hatırlatmalıyız. yoksa hemen şeytana yenik düşüyoruz. Allah razı olsun. Yazılarını zevkle okuyorum.hayırlı cumalar.
Ekim 22nd, 2010 at 11:22
Hayırlı cumalar prensesim.Allah hepimize hidayetler versin,
çok faydalı bilgiler paylaşmışsın,allah razı olsun.çok öpüyorum canım.Mutlu hafta sonları dilerim..
Ekim 22nd, 2010 at 15:24
Allah razı olsun kardeşim,arkası mutlaka gelsin…
Ekim 22nd, 2010 at 18:57
Allah razı olsun canım. Bu arada fotoğraf çok tanıdık geldi
ben de bi yazımda kullanmıştım o bebeğin yüzünde bile namazın huzuru var sanki…
Mart 6th, 2011 at 21:02
allah bizede nasip eder inşallah dua edin lütfen