Haftabaşında ki yazımda Avrasya maratonuna katıldığımdan bahsetmiştim. Vücut hamlamış olunca, yorgunluğu anca 3 günde çıktı
Hasta ve ham vucüt bir anda onca km.yi yürüyünce neye uğradığı şaşırdı zavallım naparsın. Ama ne olursa olsun o köprüden geçmeye, hava puslu olduğu için fotoğraf çekmeye uygun olmasa bile fotoğraf çekmeye değdi. İşin komik yanı biz eve geldikten sonra hava ışıl ışıl açtı ![]()
Okulda Burcu adında yeni bir arkadaşım daha doğrusu kardeşim (on yaş var aramızda!) var. Maratona gittiği öğrendiği günden beri kafa buluyor benle, Papatya abla artık sen köprü trafiği çekmezsin, inip yürürsün. Hatta sen yüzmeye başla en iyisi diye
Bu yaşdan sonra çoluk çocuğun maskarası da olduk iyi mi
) Şaka bir yana okulda hakikaten 2 kişi hariç herkes benden küçük yahu! Onlara hoca olcak yaşda öğrenciliğe devam ediyorum iyi mi
Neyse efendim biz köprü yazımıza devam edelim..
Altunizade metrobüs durağından çıktık yola, Beşiktaş’a kadar yürüdüm. Arkadaşlarım İnönü’ye kadar devam ettiler ama ben Beşiktaş’a gelince, benden bu kadar ben kaçar dedim ve atladım motora![]()
Resmen bir mahşer provasıyda yahuu. O nasıl bir kalabalıkdı öyle! Çoluk çocuk, genç, ihtiyar..
Fazla söze hacet yok..
Her on metre de bir polis abiler bekliyordu..
Tv.de görmüşsünüzdür, köprü epey bi sallandı. Korkup geri dönenler oldu
Bizim için çok zevkliydi. Beşik gibi sallandı, adım atarken boşluğa denk geldi hep. E ama köprü sallanmıyorsa korkmak lazım, zir aböyle yapılar esnek olmak zorundalar..
Köprünün ortasına kurulup kahvaltı edenler mi ararsın, toplanıp kitap okuyanlar mı, oturup şarkı söyleyenler mi, hatta horon tepenler mi!
Bu manzara da üzülerek söylemek zorundayım ki klasik Türk milleti tablosu! Küprünün ayağına bile imzalarını attılar yahu! Ya yol kenarlarında ki çöplere ne demeli..
Üzerinde bulunduğumuz 1.köprüden, 2. köprü manzarası çekmek de ayrı bir keyifdi..
Her hangi bir duruma karşı tepemizde sürekli helikopterler uçuştu..
ve Beşiktaşş.. Pilimin bittiği yer
Resmen ayak tabanlarımı hissetmiyordum! Ama kesinlikle değerdi.. Bakalım tekrarı ne zamana nasip olacak..
Canım İstanbul’um benim..



















Ekim 23rd, 2010 at 13:14
Üstte helikopter,altta gemiler,köprü sallaniyor ayy ben korktum yaa,düsününce bile.
Senin cicn eglenceli gecmis belli
resimleri görünce kiskanmadim degil hani
Selamlar cnm.
Ekim 23rd, 2010 at 13:22
canım çok yorulmuşsun ama değmiş doğrusu.o güzelim boğamzın güzel manzarası ve havası için ben 10 km bile yürüyebilirim
mutlu hafta sonları ve sevgiler.
Ekim 23rd, 2010 at 14:11
Fotoğraflar çok güzel ellerinize sağlık vücut alışkın olmayınca hamlıyor tabi. Ama hoş bir anı olmuş bence
Sevgiler
Ekim 23rd, 2010 at 14:13
Yanında olup bende yürümeyi çok ama çokkk isterdim…Resimlere bayıldım…Tamam canlı telefon bağlantısı yapmıştık
ama yanında olamadıktan sonra boşşşş…Yoruldun ama güzel bir hatıra kaldı ve resimler tabi harikasın kardeşim…
Sıcacıkkk sevgilerrr…
Ekim 23rd, 2010 at 15:51
Tv de izlediğimden daha çok bilgi aldım valla..Yorulmuşsun ama kesinlikle değmiş..Muhteşem fotoğraflar..
Ekim 23rd, 2010 at 17:44
Emeğine sağlık Papitim,fotoğraflar harika. (Siyah-beyaz olan pek hoş)
Oradaymışım gibi hissettim bir an.Tatlı,heyecanlı bir anı olarak yerleşmiştir yüreklerinize..
MaşaAllah.Bu arada Allah muvaffak etsin cancağzım sizleri,beşikten mezara ilim inşaAllah,Rıza-ı İlahi eşliğinde bildiklerimiz ve öğrendiklerimize amel etmek nasip olsun
Selametle
Ekim 23rd, 2010 at 18:43
istanbul bambaşka bir yer. Orda yaşamak çok zor olsa gerek ama şu manzarayı görünce insan herşeyi unutuyordur.
fotoğraflar ayrıca muhteşem ellerine sağlık
köprünün sallanması olay oldu ama sen baya soğuk kanlısın maşallah
Ekim 23rd, 2010 at 21:57
İmrendim çok güzel fotolar bunlar cicim
Burcuya selamlar,güzel bir tecrübe olmuş senin için…
Ekim 23rd, 2010 at 23:16
Canım Papatyam,
Bu Avrasya maratonuna yıllardır heveslenirim ama yürümeyi sevmediğim için asla uygulamaya geçmem.
Üstelik ben Avrupa Yakasında oturuyorum, önce karşıya gitmem, sonrada yürüyerek bu tarafa geçmem gerekiyor, aman kalsın.
Bu yıl köprünün beşik gibi sallanmasını gördükten sonra ise tamamen vazgeçtim.
Resimlerin harika çıkmış, gören gözüne, yürüyen ayağına sağlık : )
Ekim 24th, 2010 at 07:30
Köprü sallandığı esnada da orada mıydın yoksa?
Biz tv den seyrederken bile korktuk
Manzara resimlerine bayıldım.Teşekkürler canım…
Ekim 24th, 2010 at 10:35
Serap, korkak değilim çok şükür



)
Köprünün sallanması bence çok zevkli..
Berna, 10 kmden fazla yürüdüm zaten ki bu start yazısında görüldüğü üzere 15 km, fazlası da var üstelik.
Ev atolyesi, evet
Gönül ablam, seneye bekliyorum
Gülara,
Pepela, sağol canım benim.
Makbule, emin ol İstanbuldan başka yerde yaşamak daha zor..
Aysultan, sana gel demiyorum,gelmezsin
Muhteremle Afiyetle, Avrupa yakasında oturanlar için biraz daha eziyet gercekten
Cahide, E yazımdan orda olduğum anlaşılmıyor mu?
Korkmak ne kelime, çok eğlendik arkadaşlarla. dediğim gibi korkulacak birşey varsa köprünün sallanmaması. bu köprünün sağlam olmadığına alamettir çünkü..
Ekim 24th, 2010 at 12:29
aaaahhhh istanbulll aaaaaaaaahhhhhhh kulelii ahhhhh boğaazzz

)

ama bana yapılmaz bu kuşum yaaaaa
hepsi harika hepsi hepsi hepsiii
bayıldım ayılamıyorum bide öksürüp tıksırıyorum ayy banaa yazık ayol banaa
hmm bide mantarlar kurtlanırlar yolda güzelcim ben sana turşusunu kurup yollicam hemm kuşburnu marmelatıda yollicam tamammmm
Ekim 25th, 2010 at 10:49
Of ama yaaa insan haber verir değilmi :S ben tamamen unutmuşum, çok şükür TV ile arası olmayan biri olarak da aklıma bile gelmedi
Fotoğrafları görünce daha bir üzüldüm bak şimdi.
Seneye İNŞALLAH…