Sizler pc başında yayınladığım tarifleri okuyup, yorum yaparken veya yapmazken, biz bin küsür km.yol yaparak Ankara ve Nevşehir gezisi yaptık.
Bana göre bir site yazarının tatil bahanesiyle bile sitesini/bloğunu ihmal etmesi gereksiz geliyor. Yazılar/tarifler taslak haline getirilip, zamanı ayarlanabilir pekala
Evden uzak olunduğunda illaki aksaklıklar oluyor ama o kadar kusur kadı kızında da olur dimi ama? Benim bu gezmede bile sitemi düşünür halim, aramızdan birilerini utandırdı da ben gelmeden bloğunu güncelleyenler oldu, hihihi, benden kaçmaz
Neyse efendim bu kadar girizgâh yeter..
Geçtiğimiz cumartesi öğlen namazından sonra Ankara’ya doğru yola çıktık, annem ve babamla birlikte. Akşam 8′de amcamların Gölbaşı’ndaki bahçesindeydik.
Sohbet-muhabbet, çay faslı derken sabaha dinç bir şekilde kalmak için yattık.

Sabahleyin bahçe domatesi ve biberiyle sıkı bir kahvaltı ettik. Açık havada çay içmenin keyfi bir başka oluyor..

Çiçeğinden ayçekirdeği çıtlattık ![]()
Amcam bahçenin dört bir kenarına çeşit çeşit çam ağaçları dikmişti. Onlar büyümeye durmuş.. Hatırlarsanız kışın gittiğimde karlı çam fotoğraflarını da paylaşmıştım.
Bu sene ekilenlerin çoğu sele kurban gitti. Ben de geride kalanların fotoğraflarını çektim..
Tazecik pancarları söktük ve yemek için enfes bir salata yaptım onlardan..
Altınçilekler daha olmamışdı, çok merak ediyordum oysa ![]()
Mırnav kedilerden sağ köşedeki kucakdan inmiyor, diğerleri pek sevdirmiyor kendini.
Varendanın önüne çiçekler ve gül ağaçları ekmiş amcam. Ben olsam daha çok ekerdim
Bu çiçekler akşam yemeği soframızı da süslediler.
Efendimm her ne kadar semt olarak Gölbaşı’na yakın olsak da bir nevi dağbaşındaydık, buna rağmen mevcut imkanlarla güzel bir sofra kurdum. Çiçekleri toplayıp vazoya koydum. Çam kozalakları toplayıp, kartondan kalpler kestim ve isimlerimizi yazdım. Tabakların kenarlarına iliştiriverdim. Öyle ki amcam; kendimi elçiliğin yemeğinde hissettim dedi![]()
Menümüzde ise:
Bahçe pancarından salata
Bahçeden semizotu salatası
Bahçe biberi
Bahçe patlıcanından patlıcanlı bulgur pilavı
Fırında patates ve köfte
O gecede Ankara’da kalıp, ertesi gün Nevşehir’e doğru yola çıktık. Nevşehir’den sonra tekrar Ankara’ya geldik ve iki gün kalıp eve döndük. Ankara’ya ikinci gelişimizde Ankara turu yaptık. Önce Ankara’yı yayınlayıp, sonra Nevşehir’e geçeceğim. Beni izlemeye devam edin
)













Eylül 24th, 2011 at 14:50
pisicikler çiçekler yemekler hepsı harıka ohh güzel bir gezıntı olmuş
Eylül 24th, 2011 at 17:43
kıskandım tek kelimeyle kıskandımmm …

çok güzel paylaşmışsın papatyam gerçekten çok imrendim hep böyle neşeli ol
Eylül 24th, 2011 at 18:32
Şu bahçe sohbetlerine bayılıyorum.O doğallığı ,sessizliği çok seviyorum.Resimlere bakarken bile içim huzurla doldu
Eylül 25th, 2011 at 00:49
hay maşallah iyi gezdin iyi kışa bomba gibi girersin inşallah
sevgiyle kal canım
Eylül 25th, 2011 at 23:42
canım annem de gökçehöyük köyünden
gölbaşını iyi bilirim yani
özlemişim oraları…fotoüraflara bakmak iyi geldi
Eylül 29th, 2011 at 13:00
yaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa!!!!
höööfffff:I
ne güzel şeyler yapmışınızzz..
bide bana dersin ballı ballı anlatıyosun diye hıhh ve hıhh yaniiii..
harika çok özendimmm..
Ekim 2nd, 2011 at 16:03
Kesinlikle sana katılıyorum.
Bir blog yazarı blogunu ihmal etmemeli, sık sık güncellemelidir.
Bu arada;
Elindeki imkanlarla harikalar ortaya çıkarmışsın, ellerine sağlık.
Hele kozalaktan isimliklere bayıldım.