Hayli zaman oldu okuduklarımı paylaşmıyorum. Gerçi bu fotoğrafdakileri okuyalı da bir kaç ay oldu. Bir bakıyorum kitapları arka arkaya sular seller gibi okuyorum. Sonra bir dönem geliyor elime alamıyorum. Şuan elime alma aşamasına yaklıştım
Okumayı bekleyen kitaplarım birikmiş durumda.
Fatma K. Barbarosoğlu’nun gazetedeki köşe yazılarını beğeniyle okuyorum, takip ettiğim daha doğrusu annemle birlikte takip ettiğimiz bir yazar. Son on beş dakika’yı annem istemişti. Babamda yanında bonusuyla birlikte getirmişti herzaman ki gibi ![]()
Farklı hayatlara kısa kısa değindiği güzelbir kitap..
“Kadınlar hayatı düzeltmek isterken çok yaralanıyor. Erkekler fragmanların içinde yaşamak istiyor. Kabataslak bir özet. Fazla katmanlı olmayan. Bir hikâlenin bütünlüğü erkeklere ağır, fazlasıyla sıkıcı geliyor. Makineleri tamin edebilen erkekler, yazık ki hayatı tamir edemiyor. Onun için erkekler hayatı bozma hakkı olmadığını bilerek yaşamalı…”
~
İmaj ve Takva: Farklı tarihlerde yayınlanmış makalelerin bütünü. İsminden de anlaşılacağı üzere tesettürlü kadını anlatıyor diyebilirim. Ya da modern tesettür.. Çoğu yerlerde kalbim acıyarak okudum. Hele günümüzde tessetürü iyice yozlaştırıldığını düşününce..
~
Kemal Sayar’ı yakaladığım yerde takip ederim
Televizyona çıktığı zaman annem gel bak senin adamın çıktı der. En son kitabını görünce hemen sipariş etmiştim babama.
Ama bu şimdiye kadar ki kitaplarından farklı. Kitap çok güzel ama ben umduğumu bulamadım, şöyle ki kendimi iyileştirecek birşeyler hayal etmiştim ama kitapda günümüz psikolog ve psikatristlerinin yanlışlarını, yapmalarını ve yapmamaları gerektiği şeyleri anlatmış. Bundan mütevellit özellikle pskilogların alıp okuması gerekli diye düşünüyorum..
~
Kitap okumayı seviyorum ama son çıkan kitapları takip etmek için özel bir çaba sarfetmem. Zira bilenler bilir hali hazırda okunacak yüzlerce kitap var zaten evde. Bir de buna babamın sürekli aldıkları eklendiği için..
Can sıkıntısına bir gün kitap satışı yapan sitelerden birini inceliyordum. Tevfik Yener bu kitaba dikkatimi çekmesi için gayet güzel bir isim koymuştu: İstanbul Aşk Ekmek Hayal. Eh daha ne olsundu yani
Terapi’yi almak istediğim zamana denk geliyordu ve ikisini peşheşe okumuştum yazın.
Bu kitap bir nevi eski magazin dergileri gibi. İstanbul’un gecesini gündüzünü anlatıyor. İstanbul’un bilmediğim daha doğrusu benim yaşamımda yeri olmayan şeylerini öğrendim. Zevkli bir kitapdı. Eskilere gitmek istiyor insan.. İstanbul’u anlatırken bir çok ünlünün de bilinmeyenine değiniyor mesela Zeki Müren gibi..
Yeni yıl daha çok kitap okuyarak geçer inşallah diyerek kendime bir kitap seçmeye gidiyorum.. ♦

Kasım 26th, 2011 at 16:44
Kemal Sayar Hocamizın kitabına gözüm takıldı
Kasım 26th, 2011 at 18:59
Kemal Sayar’i bilmiyordum, bir bakayim
Benzer bir yazi benim taslaklarda duruyor ne zamandir, fotolari ve yorumlari tamamlayinca eklenecek, kim bilir belki de cok gecikmez!
Kasım 27th, 2011 at 01:06
aynen bende senin gibiyim papatyam,bir dönem gelir,arka arkaya okuyarak ne kadar stok varsa eritirim,bir dönem gelir elime kitap alamak bile zor gelir,aynı şey örgü içinde geçerli,tavsiyelerin için teşekkrler,sevgiler canım..
Kasım 27th, 2011 at 16:54
son 15 dakika uzun zamandır okumayı istediğim bir kitaptı papatyam sende okuyup begendiysen kesinlikle okumam gerektiğini düşündüm teşekkürler paylaşmın için.