Okudum ve İzledim

Kitap ve Sinema Yorum Yaz

kitaplar 005

 

 

 

Beyhude Ömrüm Ya Tahammül Ya Sefer

Daha önce artık her kitap siparişimde muhakkak Mustafa Kutlu’ya yer vereceğimden bahsetmiştim. Bunlar en son siparişimden payıma düşenler. Tabi kitap okuma düzenime çok güzel bir ara girdi malumunuz Umre ziyareti, nasıl ki tarihte M.Ö/M.S var benim de tarihim oldu U.Ö/U.S :) Önce aldığım kitapları yeni yeni bitiriyorum ve artık önümüzdeki ay almaya başlarım. Mustafa Kutlu kitaplarını tekrar anlatmaya gerek yok, buradan hatırlayabilirsiniz. Yine insana dair, kültürümüze dair, en önemlisi unuttuklarımıza dair hatırlatıcı, güzel iki hikaye daha okudum ve tabi ki tavsiye ediyorum.


kitaplar 003

 

 

 

Mart Menekşeleri/ Sarah Jio – Kır Çiçeği Tepesi/Kimberley Freeman

Ben bu tarz best seller kitaplarını (yani Amerika ve İngiltere’de çok satan listesinde olan) okumayı uzun zaman önce bıraktım. Lise yıllarında elime aldığımı bir solukta okur bitirirdim. Bu kitaplar doğum günümde hediye geldi. Kır Çiçeği Tepesini uyku tutmayan gecelerin birinde okudum, Mart Menekşelerini ise dün okudum. Yine lise günlerime döndüm, bir solukta sonunu görmek için okudum :) Mart Menekşeleri akıcı bir dille yazılmış, başı sonu doyuruyor. Kır Çiçeği Tepesi ise o kalınlığa rağmen sonu daha güzel olabilirdi dediğim, yer yer fazla ayrıntıya girdiğini düşündüğüm bir kitap oldu.

Bu tarz kitapları niye okumayı bıraktım? Çünkü benim kültürümle alakası olmayan, bana katacağı hiç bir şeyi olmayan pembe dizi kitapları bunlar. Ben kafamı dağıtmak için bazen bir bölüm, bazen bir kaç bölüm yabancı dizi izleyen biriyim zaten. Bir de bu kitaplara zaman harcamak istemiyorum. Sizlere de tavsiyem kitap listelerinize kendinize geliştirecek, bir şeyler öğreneceğiniz kitaplar eklemeniz. Çok kitap okumak önemli değil, verimli ve kaliteli okumak önemli. Özellikle sosyal medyada çok kitap okumakla övünen insanlara bakıyorum, ki takdir ederseniz ki bu kitapların hepsi çok satan listesinden, daha “herkes” yerine “herkez” yazan, okuduğunu anlamayan insanlar….

 

kitaplar 006

Ruh Bedene Küserse/Ayla Kapıcı

İnternet sipariş vereceğim zaman ana sayfada reklamı olan kitaplara kolay kolay bakmam, ya okumak istediğim yazara, ya da türe bakarım aklımda bir kitap yoksa. Kitap alacağım bir gün ekranda “Ruh Bedene Küserse” kitabını gördüm bir anda. İsmi çok cezbetmişti çünkü ruhum bedenime küsmüştü son bir kaç yıldır. Ne kitabın ne de yazarın isimlerini daha önce duymamıştım ama içinde bulunduğum ruh hali bu kitabı almalısın diyordu bana. Kitap elime ulaştığında ilk bir kaç sayfa da “ben daha iyisini yazarım” dedim itiraf ediyorum :) Sonra araya Umre telaşımız girince değil bu kitabı, hiç bir şey okuyacak vaktim olmamıştı; gittik geldik derken uyku tutmayan bir gecenin sonunda kitabı bitirmiştim. Hatta o gün evden çıkarken kitabı yanıma almıştım yolda okurum diye ve okurken acaba dedim yazarı instagramda bulabilir miyim? Daha önce yüklediğim kitapla ilgili fotoğraflara kendisini etiketlerim, belki geri dönüş alabilirim diye düşündüm. Eve dönüp gece tekrar okumaya başladığımda aklıma geldi ve hakikaten buldum kendisini. Çok zarif yorumlar yaptı sağolsun. Günümüzde iki tuşla yazarlara veya ünlülere ulaşmak kolay olsa da geri dönüş almak nadir olan bir şey. Kendisi zarifçe geri dönüş aldığım ikinci yazar.
Lafı çok uzattım, velhasılı kitabı memnun olarak bitirdim. Hani aklınıza bazı şeyler gelir, şunları bir yazsam dersiniz veya en yakın arkadaşınızla paylaşmak istersiniz de bir türlü kısmet olmaz. Hah işte çoğu sayfada böyle düşündüğüm zamanlardaki duygularım kaleme alınmış gibi hissettim. Ayla hanıma yazarlık hayatında başarılar diliyorum. Kendisine Seyir Defteri isimli sitesinden de ulaşabilirsiniz.

(Bu satırları yazarken Ayla Hanım’ın kitabını ve kendisini anlattığı kısa videoya da rastladım. Sonunda kitabı okuyunca geri dönüş bekliyorum demesi tebessüm ettirdi beni.)

194708

Bizim Hikaye..

Gitmek için heyecanlandığım bir filmdi. Annemle birlikte sinema biletlerimizi almış vakti beklerken aslında ne kadar ağlayacağımızı da biliyorduk. Özellikle ben de etkisi büyük olan bir sahne var ki evde olsam hıçkırıklarımı tutmazdım. Adı üzerinde bizim hikaye işte, biraz bizden, çokça bizden önceki nesilden..

Tek hayal kırıklığına uğradığım nokta şu oldu ki, çok daha dolu, doyurucu bir senaryo bekliyordum; pek suya sabuna dokunmamışlar. Bunu iki şeye bağlıyorum, çok değil bir kaç yıl öncesine bakarak böyle bir filmi çekmek üstelikte öyle bir cast ile büyük başarı ama hâlâ yerine tam oturmayan taşlar olduğu için biraz üstten geçmişler, diğeri ise bizden önceki nesil her yönden kendini yetiştirmiş, dolu dolu, bilgili, idealist bir nesildi. Yani filmde ideali uğruna yok yere hapis yatan İsmail gibi.. Bizler acı, yasak, ötekileştirme vs yaşasak bile ne onlar kadar yaşadık bunu, ne de ideallerimize onlar kadar sıkı tutunabildik.

Ben bunları düşünsem bile bu filmin vizyona girmesinden dolayı da mutluyum. Bir de gördüğüm şeyler karşısında bir de benim istediğim gibi dolu dolu bir senaryo olsa ne olurdu diye düşünmekten de beri duramıyorum! Pek çoğunuzun bildiği üzere Beyaz Show ve Üç Adam gibi programlara her vizyona girecek olan filmin başrol ve yan rol oyuncuları konuk olur ve filmlerini ballandıra ballandıra anlatırlar. Özellikle bu film için neler olacak diye takip ettiğim iki programa oyuncular konuk olsa bile senaryodan bahse-de-me-di-ler! Onca şeye rağmen hâlâ iki yüzlülük, ön yargı hatta kimisinde nefret devam ediyor yani. Ne diyelim Rabbim hakkımızda hayırlısını versin..

kendini aramak 002

 

İhsan Fazlıoğlu/Kendini Aramak

 

İhsan Fazlıoğlu, İ.M.Ü’de Felsefe Bölümü öğretim görevlisi. Kitapları da İslam, Tarih ve Felsefe içerikli. Kitabı dün gece okumaya başladım. Anlatmak yerine takdim bölümünden kısaca paylaşmak istiyorum:

[“Nasıl ki bir gülün varolabilmesi için bütün bir Evren’in varolması elzem ise bir insanın varolabilmesi için de Evren’in yanında bütün bir hayatın varolması gerekir.” cümlesi ile başlayıp “Bilgi, kendine kayıtsız kalan kişileri ve toplumları affetmez!” yargısıyla biten bu kitap, esas itibariyle Haziren 2003 ile Mayıs 2010 tarihleri arasında Anlayış dergisinde yayımlanan yazıların, insanı, tabiatı, hayatı, bilgiyi veinancı kendilik arayışı içinde sorgulayan 42 tanesinin bir araya getirilmesi ile oluştu…
..Her yazı ister açık ister gizli belirle soruların peşinde koşan bir arayışın ifadesidir, nihai kararın değil…. ]

♦   ♦   ♦   ♦

Okuduklarımızı, dinlediklerimizi ve izlediklerimi anladığımız ve feyizlendiğimiz güzel günler dilerim..

6 Yorum Yapılmış “Okudum ve İzledim”

  1. ketenhelva Says:

    Bu filmi ben de merakla bekliyorum.Buraya geç geliyor maalesef. Bu tür filmlerin özgürce çekiliyor olması bile çok güzel. Gerisi hava civa bence :yes:

  2. Şahika Says:

    Filmi çok merak ediyorum enn kısa zamanda gideceğim inşallah :) seninle şu çerezlik kitaplar hakkında konuşalım canım ;) sevgiler..

  3. gulten Says:

    Hayırlı günler mustafa kutlunun nur adlı kitabını beğenerek okudum diğer kitaplarınıda okunucaklar listeme ekledim ayla kapıcının iki kitabınıda okudum bence okunması gereken kitaplardan filmi bende merak ettim vakit bulursam en kisa zamanda seyredicem güzel tavsiyelerin için çok teşekkür ederim okuduklarınız izlediğiniz film bloğunuz çok farklı size özel birbirini taklit eden blogları gördükçe sizi dahada severek takip ediyorum rabbime emanet olun.

  4. aylin Says:

    filmi çok merak edenlerdenim bende umarım gidebilirim kitap bu ara çerezlik okudum bitti kafam dağıldı :) onlar kafa dağıtmalık :) tavsiyelerini dikkate alacağım

  5. Papatya Prenses Says:

    Gülten hanım, Allah razı olsun. Şakşaklanan blogları görünce acaba yanlış mı yapıyorum diyorum arada bir de olsa. Sonra böyle bir yorum yazıyorsunuz ya, oh be diyorum Rabbim çok şükür beni anlayan birileri var. :heart: :rose:

  6. kalpkurabiye Says:

    çook merak ettiğim bir film ama ne yazıkki ben netten izleyebiliyorum ancak çok nadir sinemaya gidişimiz :(
    mustafa kutlu’ yu nasıl merak ediyorum sayende anlatamam yani :) :) en kısa zamanda okumak dileği ile diyelim :) :inlove:

Yorum Yaz

 

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

couk