Çay Sohbeti..

İçimden Gelenler Yorum Yaz

güllü çekim 015            

 

 

Dün buralara uğrayanlar, kapı duvarla karşılaştılar ne yazık ki. Zaten daha önce kısaca bahsettiğim gibi sizin görmediğiniz ama benim bildiğim sorunları var sitenin; kendi kendime halledemediğim. Halledemedikçe de kendi kendimi yeyip bitirdiğim. Sağ olsun kardeşim verdiği sözleri tutmadığı için o sorunlar bir türlü düzelmediği gibi birde üzerine bilgisayarımın da virüslenmesi ile işler iyice içinden çıkılmaz bir hal aldı. İnsanın kendine yetememesi ve kafasında kurduklarını gerçekleştirememesi kadar kötü bir şey yok.   

 

 

Üstelik geçtiğimiz hafta sonuna doğru içimde öyle yazma isteği vardı ki, fotoğrafları düzenlemiş ve pek çok konu belirlemiştim. Tabi yazıya sebebini anlayamadığım bir şekilde sadece bir fotoğraf ekleyince bütün hevesim kaçtı. Yazmak istediğim yazıların hepsi en az 3 fotoğraf içermeliydi ve tek fotoğraflı yazı abesle iştigal olacaktı.   

 

Az evvel site işler hale gelince ne yayınlasam diye tarif fotoğraflarıma bakındım ama içimden tarif vermek gelmedi. Bir şeyler yazmalıydım ama ne yazacağımı da bilmiyordum. Ben de bir fotoğraf seçip, başlığı attım. Artık ne çıkarsa bahtınıza diyorum.. :)

♦     ♦     ♦    ♦     ♦     ♦    ♦     ♦     ♦  

     

 

 

Bugünlerde Youtube’u açtığım zaman en çok Yaşar dinliyorum. Özellikle Yaprağın Kaderi isimli eserini arka arkaya. Sonra içimde sonbahar yapraklarının üzerine basa basa hışırtılarla yürüme isteği oluşuyor ama vakit gecenin bir yarısı olduğu için genelde,sabah kalktığımda o istek doğuştan tembel olan biri olduğum için geçmiş oluyor. Evet geçe yatmak bilmez, sabah kalkmak bilmezlerdenim ne yazık ki. Ben de her normal insan gibi vakitli yatıp, vakitli kalmak isterdim ama zaten bu düzeni gerektirecek bir durumum da yok ki. Erken yattıysam nadiren bunun bir kaç sebebi olabilir, çok yorgun ve halsiz(hatta hasta) olmak, canımın dizi izlemek bile istemeyeceği kadar sıkkın olması. Bu aralar gece  izlediğim dizi “Bones”, bir antropolog ile FBI ajanının cinayet davalarını çözdüğü güzel bir dizi. Tabi siz de benim gibi bu tip dizileri seviyorsanız güzel gelecektir.  Dizi demişken izlediğim Türk dizilerini de yazayım, yayın saatini heyecanla beklediğimiz Diriliş ailece favorimiz olduğu gibi, yakın arkadaşlarımın da hemen hepsi izliyor. Bir de Baba Candır var yine TRT’de. Yeşil Deniz bu sezon hiç cazip gelmiyor ama annem izlerken tahammül edebildiğim yere kadar baktığım oluyor.     

 

 

Aslında dediğim gibi yazasım var ama ne yazacağımı bilmiyorum, yani böyle sohbet gibi olsun istedim ama sonuçta sadece monologdan ibaret kaldığı için ben de tıkanıp kaldım. Var mı yazmamı istediğiniz şeyler, merak ettikleriniz vs.? Arada bir yazasımın geldiği zamanlarda istediğiniz doğrultuda yazarım. Neticede insan yıllardır takip ettiği insanlar hakkında fikir sahibi olduğu gibi, merak ettiği konular da oluyor. Pek çok insanın hayalidir ya küçük bir kafe açmak, çok şaşırtırcı ama benim de hayalim :) Bu aralar ise düşündüğüm şey, o kafede sizlerle sohbet etme imkanına sahip olabileceğim. İçinizden karşılıklı oturup kahvelerimizi yudumlarken sohbet etmek istediğim insanlar yok değil hani. :) Onun gibi olmaz tabi ama o havayı biraz da olsa yakalayabilmek adına siz de sorun, hatta uzun uzun yazın.

 

Birde bu aralar insanları anlamaya çalışmaktan, suçu kendimde aramaktan vazgeçtim. Hayatınızda sürekli ilgi bekleyen, pohpohlanmak isteyen, neredeyse her dediğinizi yanlış anlayan insanlar varsa çıkarın onları hayatınızdan, çünkü gerçekten emek vermeye değmiyor. Bu demek değil ki kimseye emek vermeyelim, bütün mesele hak edene vermek emeği, sevgiyi, dostluğu. Eğer birine eğip, bükmeden acı doğruyu onun iyiliği için söyleyemiyorsanız veya aynı şeyi o size yapamıyorsa zaten vazgeçilmez değildir.

Bütün bunlara karşın bir de km.lerce hem de deniz aşırı km.lerce sizden uzakta olan insanlar vardır ve vazgeçilmezdir bütün bu uzaklığa rağmen. Ama öyle anlar vardır ki bu uzaklık canınızı yakar, elini uzatsa tutamaz, hiç bir şey yapamayacak olsanız bile sadece sarılmanın yeteceği anlarda sarılamazsınız.. İşte bu yüzden canınız yanar. Gözlerinizden yaşlar akarken dua edersiniz.. Rabbim hem yakınımızda, hem uzağımızda olan bütün dostlarımızın maddi manevi bütün sıkıntılarını gidersin inşallah.

Bol bol mandilana yiyin diyerek gidiyorum buralardan şimdilik :) Burada yoksam nerelerde olacağımı biliyorsunuz değil mi? İnstagramda, face sayfasında ve iki hesaptan bağımsız olarak daha çok kafamdaki baloncukların cümle hali ile twitterda..

Görüşmek üzere!

12 Yorum Yapılmış “Çay Sohbeti..”

  1. Mimarasci Says:

    Bugün gün boyu tuttum kendimi.. Ağlamamak için.. Ağlıyom şimdi..

  2. elif Says:

    Ne kadar güzel yazmışsınız siz hep olun ne olurr bloga girememek çok kötüydü gerçekten hatta 1-2 arkadaşım arayıp bana sordu papatya nerede diye çok şükür buradasınız sorunlar bitmiştir umarım sizi mümkün olduğunca her yerden takip etmeye çalışıyorum twitterda pek aktif değilim ama sizi bulamayınca mutlaka orayada bakıyorum.Bu güzel yazınızda çok iyi geldi mecburen erken yatıp erken kalkan biri olarak günüm sizin yazdıķlarınızla enerjik başladı umarım gönlünüzden geçen herşeye biran evvel kavuşursunuz ne hoş olur sizin mekanınızda oturup sizinle sohbet etmek…..Bu arada insanları anlamak gerçekten çok zor zaman zaman bende diyorum gariplik bendemi diye sonrada boşver değmez diyor ve gülüp geçmeye çalışıyorum Rabbim cümlemizi doğru yoldan ayırmasın Rabbime emanet olun kucak dolusu sevgiler yolluyorum size…Sevgiyle,sağlıkla kalın

  3. aylin Says:

    Bu tarz yazılarını çok seviiyorum ve keyifle okuyorum biliyorsun,senin bu site işini halletmeliyiz bence bir şekilde,dizilere gelince ben ertuğrulun bağımlısı oldum biliyorsun ve sırada filinta var ama o kadar vaktim yok 24 saat yetmiyor bir sürü şeyi bir arada yapmak istiyorum ama imkanlar bazen de benim tembelliğim el vermiyor bence :) mesela kitap okumak sevdiğim dizileri izlemek, sevdiğim insanlara vakit ayırmak,en başta uzun zamandır kuran okumayı öğrenmek,listem öyle uzun ki Allah hepsini yapacak ömür versin diye hep dua ediyorum,Arkadaş mevzusuna döndüğümde ise ben artık kişiye göre davranmasını öğreniyorum yani hak ettiği değeri görüyorlar zorlamıyorum değiştirmeye değişmeye çalışmıyorum, herkes geliyor gönlümde hak ettiği yeri buluyor, hayat kendimizi yıpratacak kadar uzun değil çünkü,senin arada bu tarz yazılar yazmanı istiyorum,çay kahve kitap dizi ve anneli kızlı kahvaltı sofralarınızı görmek hoşuma gidiyor,yeni ay yazılarını okumakta keyif veriyor, gönülden dilediğin her dileğe yürekten amin diyor kocaman öpüyorum seni :)

  4. Zerrin Says:

    buraları bırakma sakın tamam nefes al, dinlen ama ilk göz ağrın oya oya işlediğin bu güzel mecrayı sensiz bırakma biz diğer yerlerden takip ediyoruz zaten. sevgiler, zerrin

  5. gulten Says:

    Canım papatyam her paylaşımınla bana yeni şeyler öğreten gönlü geniş nadir bulunan tanışmasakta sevgimin,hayranlığımın,saygımın her geçen gün arttığı güzel insan hayat sizi hep güzel temiz kalpli kıymet bilen insanlarla karşılaştırsı bir resim bir bir kaç cümle hiç farketmez siz yeter ki buralarda olun dün bloga giremedim merak ettim sizi bugünde giremeseydim mail atıcaktım.Cafe fikri şahane daimi müşteriniz olurdum :) canim insanları anlamak çok zor elimden geldigince dost bildiklerimin yanında oldum ama maddi ama manevi karsılık bekliyerek yapmadim bunu sevdigim için çoğundan insanlik göremedim çoğu insana güle güle dedim hiçte pisman degilim nabza göre şerbet veriyorum az ama öz dostlarım kaldı onlarda bana yeter.Sizden bir ricam olucak rabbim nasip ederse önümüzdeki yıl tekrar ümreye gitmek istiyorum siz diyanetle gitmistiniz bilgi verirmisiniz diyaneti aradim siteden takip edin diyorlar siz çok bekledinizmi,memnun kaldınızmı, ayrintili bir yazı harika olurdu çok uzun yazdım rabbime emanet olun.

  6. Zerrin Says:

    Yeniden okudum, malum iş ortamı ve her hareket gözlemleniyor. Ben aslında evde oturmak isteyen fakat maddi durumdan dolayı çalışmak zorunda kalanlardanım. Ben ne kadar bağnaz deseniz bile kadınların en azından yaşamlarının büyük bir bölümünde evde oturmasından yanayım. Musevi inancında bile erkek evlenirken yazılı anlaşma imzalar karıma bakacağım diye biz bunu dillendirince bağnaz, yobaz, cahil oluruz hem de en fazla hemcinslerimiz tarafından. Evde oturmak güzeldir ama işte insanoğlu inşallah böyle güzel bir günde geçtiğimiz yılı değerlendirirken yeni yıl için biz de senin için dileyelim herşey gönlüne göre olsun.
    Zamanla, yaş aldıkça ben sivri köşelerimi yumuşattım ve ikinci çocuğum sonrasında tepkilerim çok değişti olaylar karşısında çok farklı yönlerinden bakmaya başladım ve insanları anlamaya başladım sanki ama hala yolun başındayım.
    Ne güzel bir yazı olmuş bu tam da gününde bugün de ne güzel bir günün arefesi.

    sevgiler,
    kıyamadım hiçbirşey soramadım. bu pencereden gördüklerimi yazmaya çalıştım.

  7. Papatya Prenses Says:

    Kübraaa,pabucu yarım çık dışarıya çizim yapalım :)Sen ağlama dayanamam, ağlama göz bebeğim sana kıyamam :)

  8. Papatya Prenses Says:

    Zerrin Hanım, Bir arkadaşımdan mı duymuştum yoksa başkasından mı hatırlamıyorum ama anneliğin kendini olgunlaştırdığını, sivri taraflarını yumuşattığını söylemişti o da. Ne tuhaf değil mi bazı zamanlardaki hırçınlığım anne olmayı çok isteyip,olamayışımdan dolayı. (Şimdi sonradan takip edip de beni evli zannedenlere burada evli olmadığımı belirteyim de..) :)

    Bu güzel gün de içimde bir yeni yıl coşkusu var benimde.

  9. Papatya Prenses Says:

    Gülten hanım, size hanım demek aslında hoşuma gitmiyor ama yaşınızı bilmediğimden dolayı nasıl hitap edeceğimi şaşırıyorum:)

    Ah siz umre konusunu bana çok öncedende sormuştunuz ama ha bugün yazarım ha yarın derken aklımdan çıktı. :( İnşallah daha fazla bekletmeden yazarım.

  10. Zerrin Says:

    Yeniden merhaha malum adını çay sohbeti koydunuz devam edelim madem :) sabah kahvesi ile ….
    Siz hırçın değilsiniz bana göre mizacınız böyle ayrıca sizi ben tanımadan bile sevdim illaki aynı görüşte ya da düşüncede olmamız şart değil ortak noktamız insan oluşumuz…
    Gönlünüze göre güzel şeyler nasip etsin yüce Mevlamız size ve hepimize bence siz çok düşünceli ve şefkatli bir eş ve anne olacaksınız inşallah Allahın izniyle. Düğüne gelemezsem bile kına davetiyemi isterim ama :)

  11. Papatya Prenses Says:

    Bazen ben de kendine ne diyeceğimi şaşırıyorum,kendimi tanıyıp bilmediğimden değil, birilerinin sürekli kaprislisin demesinden dolayı. Tahammül edemediğim şeyler, vermediğim tavizler var bu hayatta. Bunlara tepki gösterince kaprislisin de kaprislisin deyip duruyorlar. Benim de yaw he he diyesim geliyor :)

    Amin inşallah olurum ve sizlerde görürsünüz ne diyeyim :) O iş olsun da davetiye kolay :P

  12. kalpkurabiye Says:

    Hepimizin hayatları inişli çıkışlı dogal olarak kuzum, bu sebebtendir ki arada uzaklqşıp kafa dinlemekte, görmemekte, duymamakta fayda var.
    Bunu çok kez konuşmuştuk yıllardır seni tanıyanlarda yeni tanıyanlarda aynı aslında karşımızdakini kendi ruh halimize göre yorumlamayı bıraksak, bir de onun gözüyle yorumlayabilsek o zaman anlayacağız karşımızdakinin duygularını..
    Kendini üzmeyi yormayı bırak seni Allah için sevenler yeterler. Elini ne zaman uzatsan tutabilir onlar..

Yorum Yaz

 

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

couk