Muharrem ve Kerbela

Din Nasihattir & Cuma Yazıları Yorum Yaz

kasımpatı

Bugün mübarek saydığımız ama aslında hüzün günü olan aşura günü. Her yıl mümkün olduğunca uyarmaya çalışıyorum ama hala ısrarla bugün aşure yapmayı ibadet zanneden insanlar var. Evet gelenek olarak kültürümüzde Muharrem ayında aşure pişirip, konu komşuya dağıtmak var. Lakin bu asla ve asla bir ibadet değil, bilakis bugün ibadet diye aşure yaparsanız bidattır. Aşure yapıp bunu akraba ve komşularımıza ikram etmek tabi ki sevap hanemize yazılır. Çünkü misafire ikram etmek sünnet olduğu gibi, paylaşmak insan ilişkilerindeki bağı kuvvetlendirir. Muharrem ayında olduğunu zannettiğimiz olayların pek çoğu farklı zamanda olmuştur. Bu konuyu Faruk Beşer hocamız çok güzel yazmıştı geçen gün. (Linki tıklayarak okumanızı rica ediyorum, önemli bir yazı.)

Hüzün günü dedik, peki neden? Çünkü Hz. Hüseyin ve 70 kişinin şehit edildiği bir gün. Elimizden geldiğince bugünü anlamamız gerekirken, aşureye odaklanıp kalmayalım inşallah. Sevgili ve sayın Diyanet İşleri Başkanımız Mehmet Görmez hocamız bugün için çok güzel bir yazı kaleme almış. Mümkün olduğunca kısaltarak sizlerle paylaşıyorum. (Ayrıca buradan bütününe ulaşabilirsiniz.)

Rabbim bugünü idrak etmemizi nasip etsin inşallah.  Bugün çoluk çocuğumuza ikramda bulunmamız, evimize erzak almamız tavsiye edilir. Umuyoruz ki bereket olsun.. Hayırlı cumalar..♥

“Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla.

Muharrem ayının 10. Günü olan Aşura, tarih boyunca Müslüman toplumlar açısından ayrı bir önem taşımaktadır. Henüz asr-ı saadetin canlı şahitlerinin bulunduğu hicrî 61. yılın 10 Muharremi, Sevgili Peygamberimizin (sas) “benim dünyadaki çiçeğim, reyhanım” dediği, “cennet gençlerinin efendisi” olarak tavsif ettiği, Hz. Aliyyü’l-Murtaza’nın, Hz. Fatımatü’z-Zehra’nın ciğerparesi, Hz. İmam Hüseyin Efendimizin ve pek çoğu ehl-i beytten olan 70 kişinin Kerbelâ çölünde hunharca şehid edilmelerinden dolayı Müslümanların ortak hafızasında yer eden büyük bir acının tarihidir. Bu elim hadise özellikle milletimiz başta olmak üzere, ırkı, mezhebi, meşrebi ve ideolojisi ne olursa olsun, bütün Müslümanların asırlardır dinmeyen ortak hüznü, ortak acısı olmuştur. Kerbelâ’da acımasızca şehit edilen Hz. Hüseyin ve arkadaşlarının asil duruşu ve haksızlık karşısındaki onurlu mücadelesi ile bütün müminlerin gönüllerinde taht kurmuş, ona ve yakınlarına bu zulmü reva görenler ise insanlığın ortak vicdanında mahkûm edilmiştir.

Kerbelâ’yı bir efsaneye dönüştürerek, sadece tarihte yaşanmış bir acı olarak anlayamayız. Onu tarihte yaşanmış bir kıssaya, bir mitolojiye, bir efsaneye dönüştürmemek; bu hadiseden dersler ve ibretler çıkarmamız gerekmektedir. Hz. Hüseyin’in en büyük gayesi, kendisinden sonra yeni Kerbelâlar yaşanmamasıdır. Acılardan acılar devşirmemek, Kerbelâ’nın kerb’u belasını bu asra taşımamaktır. Bize düşen vazifelerden biri de Kerbelâ’dan bir ayrılık-gayrılık değil bir birlik, beraberlik ve kardeşlik çıkarmaktır. Kerbelâ’yı anlamak, Kerbelâ’yı yaşamak, hakka, hakikate adalete, ahlaka, erdeme, fazilete, izzete, onura ve şerefe sevdalı olmaktır. Hz. Hüseyin’in konuşmaları ve mesajları dikkatle incelendiğinde tüm kaygısının İslam’ın ahlaki evrensel ilkeleri çerçevesinde sadece Allah’ın rızasını kazanmak, kabilecilik ve cahiliye asabiyeti karşısında kardeşlik ahlak ve hukukunu oluşturmak ve Resul-i Ekrem’in (sas) örnekliği doğrultusunda hak ve adaleti tesis etmek olduğu görülmektedir. Şurası iyi bilinmelidir ki, Hz. Hüseyin ve arkadaşlarının uğruna can verdikleri yol, Hz. Muhammed Mustafa’nın yoludur. Kerbelâ, Haksızlık karşısında direnmenin adıdır.

Üzülerek ifade edeyim ki; bugün Müslümanların Kerbelâ’yı anlayamadığı görülmektedir. Şam’da, Irak’ta, Yemen’de, Suriye’de dünyanın her yerinde yeni Kerbelâlar yaşanıyor. Müslümanların kanı akmaya devam ediyor. Müslümanların izzet ve onuru tarihte hiç olmadığı şekliyle bugün bizzat birbirleri eliyle yok ediliyor. Maalesef ülkemizde de Kerbelâlar yaşatılmak isteniyor. Savaş, terör ve zulümden dolayı milyonlarca insan yerinden, yurdundan, evinden barkından, hayatından oluyor. Çocuklar umutlarını, hayallerini, geleceklerini yitiriyor.

Bugün en büyük felaket, insanlığın vicdanını ve merhametini kaybetmesidir. Unutulmamalıdır ki; Zalimin de mazlumun da mezhebine ve meşrebine bakılmaz. Kerbelâ’da yaşanan acı hadise karşısında Sünnî olan da Şiî olan da aynı duyarlılığı gösterir. Mümin her nerede olursa olsun zalime karşı mazlumun yanında duran vicdanlı insandır.
Bugün bizlere düşen, kalbimizi, zihnimizi ve ilişkilerimizi yeniden gözden geçirmektir. Bugün yeni Kerbelâlar yaşamamak için daha çok anlayışa, daha fazla sekinete, daha derin ferasete ihtiyacımız vardır. Her türlü kutuplaşmayı bir tarafa bırakarak kardeşlerimize gönüllerimizi açmalı, daha sıkı kenetlenmeliyiz. Tarih boyunca mazlumların umudu olmuş aziz milletimizi bölmeye, aramıza tefrika sokmaya, fesadı körüklemeye çalışan şer odaklarını bertaraf etmeli, kardeşlik misakımızı yenilemeliyiz. Şimdi ortak değerlerimizi yüceltme, Hz. Aliyyü’l-Murteza’nın ifadesiyle hilkatte eş, dinde kardeş olduğumuzu bir kez daha tüm dünyaya ilan etme zamanıdır. Şimdi Hüseynî bir tavır ortaya koyarak, zulmü besleyen ve şiddeti körükleyenlere dur deme zamanıdır.

Bu duygu ve düşüncelerle ümmeti olmakla şeref duyduğumuz Efendimiz Muhammed Mustafa’ya, onun âline, ashabına salat ve selam ediyor; serdarımız Hz. Aliyyü’l-Murteza’nın şahsında bütün ehl-i beyt-i Mustafa’yı, Hz. Haticetü’l-Kübra’yı, Hz. Fatımatu’z-Zehra’yı, Hz. Hasan’ı, Hz. Zeyneb’i, hassaten şehitlerin serdarı, ser-çeşmesi, seyyidü’ş-şüheda Hz. Hüseyin Efendimizi, Kerbelâ şehitlerini ve bugüne kadar hak, hakikat, adalet, ahlâk, erdem ve fazilet için, izzet ve şeref için can veren bütün şühedayı rahmet, minnet, şükran, saygı ve tazim ile yâd ediyorum.”

D.İ.B Mehmet Görmez

3 Yorum Yapılmış “Muharrem ve Kerbela”

  1. gülten Says:

    Canım papatyam Bir çok kişi bir çok tv kanalı bile bu günü ve muharrem ayını vurgulamazken duyarlılığın ve paylaşımın için çok teşekkür ederim allah razı olsun senden. Zaman durdu, güneş dondu, Fırat suyunu çekti yeryüzünden, dünya utancından dönmeyi bıraktı, arşı meleklerin feryadı doldurdu.
    Her şey ağlıyordu, duyan kulaklar duyuyordu ki gören gözler görüyordu ki her şey ağlıyordu Orası Kerbelaydı günlerden Aşura.Hayırlı cumalar.

  2. aylin Says:

    Bütün dualarına yürekten amin diyorum.

  3. kalpkurabiye Says:

    İnşalllah birdahaki Muharrem ayında bu vaziyetlerle karşılaşmayız. Umudu kesmiyorum. Sayende bilmediğim pek çok şeyi öğrendim, Allah razı olsun..

Yorum Yaz

 

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

couk