Yeni Evlililer İçin Hediye Fikri / Tarif Sepeti

Craft DIY-Hediye Paketleme, Evlilik 8 Yorum Yapılmış »

hediye sepeti (5)

 

İnsan bazen gideceği yere ne götürsem diye çok düşünür; onu mu alsam, bunu mu alsam, ya onda varsa…? Bu tarz sepetlerle düşünmeye son diyorum o halde :)

Özellikle yeni evliler veya mutfağa yeni ilgi göstermeye başlamış arkadaşlarınız/ yiğenleriniz vs. için biçilmiş kaftan olacak bu sepet. İçindekileri ihtiyaç kapsamına göre değiştirebilir, artırabilirsiniz..

devamını oku »

Yeni Evli Çiftlere Hediye Fikri

Craft DIY-Hediye Paketleme, Evlilik 4 Yorum Yapılmış »

hediye paketi2
Geçenlerde kardeşim yeni evlenen arkadaşlarına oturmaya gideceğini söyledi ve benden hediye ayarlamamı istedi. Çiftler genç olunca ben de onların hoşuna gidecek birşey düşündüm ve paketleme yaparken kartla birlikte uyumlu olmasını istedim.

Bir çift gümüş çerceve: Ömür boyu mutlu ve özel anlar biriktirsenler dileyiğle..
İçi badem ,şeker, çikolata dolu şekerlik: Ağızlarının tadı ve huzurları hiç bozulmaması dileyiğle..

Bir aile daha ne ister değil mi? :) Size de fikir olur umarım..

Mutlu hafta sonları!

Evlilik Üzerine Ölçüler

Evlilik 7 Yorum Yapılmış »

güller 007

 

Evlenmenin Arapça karşılığı Nikâhdır. Nikâh bir yönüyle ibadettir. Çünkü evlenenler Allah’ın emrini ve Hz. Peygamber’in sünnetini yerine getirmiş olmaktadırlar.

“Dört şey peygamberlerin sünnetlerindendir:

1-Haya, (yani Hak’tan ve halktan utanmak, edepli yaşamak)

2-Temiz ve güzel kokulu olmak,

3-Misvak kullanmak, (diş ve ağız temizliğini bozacak şeylerden uzak durmak)

4-Nikâh, yani helal ve temiz yoldan dindar biriyle evlenmek.

devamını oku »

Kadınlar ne ister, erkekler ne anlar?

Evlilik, Makaleler 11 Yorum Yapılmış »

Timsahla filin dillere destan evliliğini duymuşsunuzdur belki. İki sevgili evlendikten sonra, birbirlerine kendileri için “en değerli” olanı verme yarışına girerler. Timsah gölden en güzel balıkları çıkarıp sevgilisi file ikram eder. Fil de pek sevdiği yeşil yapraklarının en tazelerinden çırpıp sevgilisinin önüne atar. Fakat sonuç hüsrandır Otçul olan fil için balıklar, etçil timsah için de tazecik yapraklar hiç de değerli değildir.

devamını oku »

Dünyadaki Cennet Huzurlu Âile Yuvası

Evlilik 7 Yorum Yapılmış »

Cenâb-ı Hak buyuruyor:

“Onun varlığının ve birliğinin delillerinden biri de kendilerine meyledip ülfet edesiniz diye kendi cinsinizden eşler yaratması ve aranızda bir muhabbet ve şefkat kılmasıdır. Şüphesiz ki, bunda tefekkür eden bir topluluk için nice deliller vardır.” (Rum, 21)

devamını oku »

İslamiyette Evliliğin Engelleri ve Sonuçları

Evlilik 4 Yorum Yapılmış »

Daha önce İslamiyette Evlilek adı altında bir başlık açmış ve bölüm bölüm bu konuyu sizlerle paylaşmaya başlamıştım. Buna ara vereli epey olmuş, kaldığımız yerden devam edelim. Bunları okuyunca belki bazıları islamiyette kadına önem vermiyor fikrinden doğru yola ulaşırlar..

~~~~~~~~~~~~~~

Geçici Evlenme Engelleri

Ortadan kalkmaları mümkün olan, bu sebeple de devamlı evlilik engeli oluşturmayan sebepler şunlardır:

1. Başkasının Eşi Olma. Evli olan veya boşanmış veya kocası ölmüş olup da henüz iddet beklemekte bulunan kadınlarla evlenmek yasaktır.

devamını oku »

Doğru Kişi Olabilmek..

Evlilik 21 Yorum Yapılmış »

Bir kaç gün zorunlu aradan sonra tekrar buralardayım inşallah. Ani bir arıza sebebiyle siteyi tamamen iptal konuma getirmek zorundaydık. Kusura bakmayın efendim. Kaldığımız yerden devam edebiliriz artık :)

Niyetimde tariflerle devam etmek vardı ama, bugün okuyup çok beğendiğim bir yazıyı sizle paylaşmak istedim.

Bu arada canım Gönül Ablamın yeni sitesini görmeyen varsa buyrun burdann…

ayklrmz

devamını oku »

İslamiyette Evlilik – Kısım 2

Evlilik, İLMİHAL BİLGİLERİ 2 Yorum Yapılmış »

mnikah

A- Evlenmenin Önemi


İslâm dini müslümanların evlenip yuva kurmalarına büyük önem verir. Kur’ân-ı Kerîm’de, “Size onlar sayesinde veya onlarla huzur ve sükûnete ermeniz için kendi cinsinizden eşler yaratması ve aranızda sevgi ve merhamet halketmesi O’nun kudretinin alâmetlerindendir. Bunda düşünen bir topluluk için işaretler vardır” (er-Rûm 30/21) denmiştir.

Bir başka âyet-i kerîmede, “Sizden bekâr olan kimseleri, köle ve câriyelerinizden uygun olanları evlendiriniz. Eğer onlar fakir iseler Allah fazlından onları zenginleştirecektir. Allah (imkânları ve rahmeti) geniş ve (her şeyi) bilendir” (en-Nûr 24/32) buyurulmuştur.

devamını oku »

İslamiyette Evlenmenin Unsurları ve Şartları

Evlilik, İLMİHAL BİLGİLERİ Yorum Yok »

orkide

D- Evlenmenin Unsur ve Şartları

Geçerli bir evliliğin yapılabilmesi o evlilikte birtakım unsur ve şartların bir araya gelmesi ile mümkün olur. Bu unsur ve şartlardan birinin eksik olması evliliğin ya hiç doğmamasına veya eksik doğmasına yol açmaktadır. Bu unsur ve şartları Hanefîler’in kabul ettiği sınıflamaya göre şu alt gruplara ayırarak incelemek gerekir.
devamını oku »

Aile (evlilik) Hayatının Kura’n-ı Kerime Göre İlke ve Amaçları

Evlilik, İLMİHAL BİLGİLERİ 9 Yorum Yapılmış »

senben

Google Analytics aramalarıma baktığım çoğu zamanlarda içim acıyor. Ne yapacağımı şaşırıyorum. Ne kadar cahil bir toplum olduğumuzu düşünüyorum.

Bilginin her şekilde elimizin altında olduğu günümüz çağında insanların cahil kalması beni gerçekten üzüyor. Eskiler bilmedikleri bir konu için, “bize öğretmediler ki” derler genelde. Halbuki günümüzde bize öğretmeselerde elimizdeki imkanlarla aklımıza takılan takılmayan herşeyi öğrenebiliriz.

Her konu hakkında gerek gerçek hayatta, gerek sanal hayatta o kadar çok bilgi edinme imkanımız var ki,insanın bazen aklı şaşırıyor. Ama asıl aklımın şaştığı nokta; bu kadar imkân varken hâlâ insanlarımızın cahil olması.

Bu aramalar sonucu “islamiyette evlilik” konusunu ilmihalden alıntılar yaparak yazmaya karar verdim.

Kaynağım Diyanetin sitesi. Ayrıca her türlü soracağınız sorular için mütfülüğün sitesini kullanabilirsiniz.

Gelen aramalardan birini paylaşmadan edemiyeceğim,bu soru beni hem çok güldürdü, hem de çok üzdü.

“Evli erkek eşini dudağından öpebilir mi?”

Bu soruya içimden öyle cevaplar vermek geliyor ki, verirsem biraz argo olcak çünkü gerçekten kızdım. Bu yüzden söylediğim gibi bu konuları ilmihal doğrultusunda zaman zaman paylaşmaya devam edeceğim. Buyrun giriş:

devamını oku »

ÜÇ DENİZ MESELİ

Evlilik 10 Yorum Yapılmış »
senin adın hüzün~~
{Fotoğraf: Papatya Prenses Mekân:Kadıköy}

Uzun zamandır üzüntüyle takip ediyorum ki, google daki aramalar anahtar kelimeleri “eşimle nasıl barışırım,eşimle nasıl geçenirim,eşime nasıl davranmayılıyım…”türünden sorular. Boşanmaların gittikçe arttığı bir zamanda yaşıyoruz ve insanlar evlilikleri kurtarmak için internette bile çözümler arıyorsa,durum bir hayli karmaşıklaşmış. Aslında hepimiz Peygamber Efendimiz(sav)’in buyurduğu sünnetler ölçüsünde yaşasak ne yıkılan yuvalar olur,ne de başka bi kötülük..

Rabbim ailelerimizin huzurunu,birliğini bozmasın. Arası nane limon olan bütün eşlere,sevgi, muhabbet, saygı ve huzur versin yeniden..

Son söz olarak kalemini çok sevdiğim Senai Abimin satırlarıyla bırakıyorum sizleri…

*******

Gemiciler denize baktıklarında düz bir yüzey görürler. Hâlâ da öyle görünür denizin yüzü. Bu yüzden ilk denizciler gözlerinin gördüğüne inanır; dünyayı düz bir tepsi bilirlerdi.

Parşömen kağıtlar üzerine haritalar çizen haritacılar, gemicilerin tanıklığında adaları, kıtaları, denizleri, okyanusları çizerler; sonunda düzlüğün bittiği yere, yani dünyanın kenarına gelirlerdi. Bundan sonrası bilinmezdi; ötesi kesinlikle korkunç ve dev ejderhalar doluydu. Neden sonra denizcilerden birileri kalktı ufukta görünen bir geminin önce dumanının, sonra bacasının, sonra da güvertesinin görünmesinden yola çıkarak, yeni bir şey keşfetti. Dünya yuvarlaktır! Evet, evet dünya yuvarlaktır! Dünyanın yuvarlak olduğunu önce kimin keşfettiğini, keşfedenin hangi milletten, hangi dinden olduğunu bir kenara bırakın. Dünyanın yuvarlak olabileceğini fark eden denizci, ne ejderhaların hükmettiği sınırı geçti, ne de gide gide dünyanın kıyısına varan denizcilerden daha çok yol aldı. Sadece durdu ve düşündü. Herkesin gördüğünden farklı bir şeyi gördü, görünene farklı bir açıdan bakmayı denedi.

Eşinizin kıyılarına vardığınızı düşünüyorsanız, denizcilerin keşfinden alacağınız dersler var. Ne zamandır eşinizi göre göre, hepten düz bir yüzeyden ibaret olduğunu düşünüyorsanız, belki de yanılıyorsunuz, onu başı sonu birleşen, doğuya gittiğinizde batısına da varabileceğiniz bir küre olarak görmeniz gerekiyor. Önce tebessümünü, sonra azıcık hüznünü ve en sonunda kızgınlığını görüyorsanız, onu tükettiğinize hükmetmek yerine, kenarsız ve kıyısız bir sonsuzlukta yüzdüğünü düşünebilirsiniz. Ne olursa olsun, onu aşmayı düşünmeden önce onu açmayı düşünün. Nasıl olursa olsun, onu gözden çıkarmadan önce onu görmeyi deneyin.

Yokluğunuz tahmininizden çok derin olabilir…


Bir gün bir grup gemici, göçmen kuşların hep birlikte okyanusun ortasında bin noktaya gelip çığlıklar atarak kendilerini suya bıraktıklarını, adeta intihar ettiklerini görür. Bir süre kuşların bu garip davranışına anlam veremeyen denizciler, çok sonraları öğrenirler ki, kuşların kendilerini suya çaresizce bıraktıkları yerde bir zamanlar bir ada varmış. Bu ada bir deprem sonrası sulara gömülüp kaybolmuş. Göçmen kuşlar rotalarının tam ortasında kalan bu adada kısa bir mola vermeye ayarlamışlar kendilerini. Ancak yorgunluklarının tam zirvesinde adayı umdukları yerde göremeyince, çaresiz kendilerini suya bırakırlarmış.

Bu öykü, ne kadar efsane ne kadar gerçek bilmiyorum. Ancak bir gün güvendiğiniz dağlara kar yağabilir ya da yolda bulmayı umduğunuz ada sulara gömülmüş olabilir. Diyeceğim o ki; eşiniz için okyanusun orta yerinde bir ada olabilirsiniz. Eşiniz, sizin haberiniz olmadan, size gelmeyi, size dayanmayı, sizde konaklamayı düşündüğü bir yolculuğa çıkmış olabilir. Sizin bahaneler altında kaybolmanız, meşguliyetlerin örtüsüne bürünüp yok olmanız, eşinizde tahmin ettiğinizden daha büyük bir çaresizlik ve hayal kırıklığı doğurabilir. Böyle zamanlarda “Ben ne yaptım ki?�” diye soracağınıza, “Benden ne bekliyordu acaba?�” diye düşünmeyi deneyin. Kuşların çığlıkları, adanın sessizliği yanında ne kadar çok, değil mi?

Bir hayal ada olabilirsiniz
Eskilerde gemicilerin tanıklığı ile haritalar çizen haritacılar, sırf sevgililerine iltifat olsun diye, gemicilere verdikleri haritalara bir tane hayali ada çizerlermiş. Adı “Isabelle” yahut “Julia” olabilen bu adalardan birine fırtınalı zamanlarda sığınmak isteyen kaptan ve tayfalarının umutları boşa çıkarmış. Haritada gördükleri adanın yerinde yeller estiğini görünce, rotayı can havliyle başka ve sahici bir adaya çevirirlermiş ama…Yine de bir haritacının sevgilisi uğruna çizdiği hayali takdir etmekten geri durmazlarmış.

Bu tuhaf uygulamadan alınacak derse gelelim şimdi. Eşiniz ve siz sonsuz genişlikte bir okyanusun ortasında buldunuz birbirinizi. Hiç şüpheniz olmasın ki, önce bir hayalden ibarettiniz. Eşinizin hayallerini doldurmak üzere, hülyalarını gerçek kılmak üzere ortaya çıktınız. Herkesin kararsızlığın azgın dalgalarıyla boğuştuğu, ilgisizliğin amansız rüzgarlarında savrulduğu bu büyük okyanusta, tıpkı muzip haritacı gibi, var olduğuna inatla inanılan bir ada gibisiniz. Bırakın başkaları aradıkları yerde sizi bulamasınlar; ama eşinizin hayalinde hep var olun. Onun sizi koyduğu yerde, onun hayal ettiği şekilde eğleşin. Hayal haritasında sizi layık gördüğü yerde durun.

Senai Demirci

Eşinizi Keşfetmeye Var mısınız?

Evlilik 7 Yorum Yapılmış »
[Foto: Papatya Prenses]

Bir hanım bana mektup yazmış, şöyle yazıyor özetle:
“Kocam benden soğudu. Artık beni sevmiyor, hiç mutlu değiliz. Ne yapabilirim?”

Bir adamın ineği varmış. İnek kafasını küpün içine sokmuş ki, içindeki suyu içsin diye. İnek, kafasını sokmuş sokmasına amma, çıkaramamış! Sahibi gitmiş bir komşusuna durumu anlatmış. “İneğin başı küpten çıkmıyor, ne yapacağım şimdi ben?” Komşusu da demiş ki, “İneğin kafasını kes!” Adam kafasını kesmiş. Fakat kafa hâlâ küpün içinde, “Şimdi ne yapacağım?” diye sormuş yine komşusuna. Komşusu da “Küpü kır!” demiş… Tabii olan ineğin kafasına olmuş.

İşte rastgele biriyle aile hayatımızla ilgili bulduğu çözümler böyle olur. Danışacağınız kişinin hayat tecrübesi ve ilmi olması gerekir.

Bana göre evlilikte mesut olmak isteyen, mutlaka mesut olur!.. Mesut olmak veya olmamak insana ait bir şeydir. İnsanın insana üstünlüğü yoktur. İnsanları üstün kılan prensipleridir. En iyi prensipler de İslamiyet’te toplanmıştır. Gerçek manada İslamî hayatı yaşayanlar, bugünkü hayata isyan etmiş gibidir. Bu isyanın ağırlığı her yönde kendini gösterse de, Müslüman, İslam’ı yaşamanın saadetine erer.

Tebessüm etmesini bilen, eşini tenkit etmeyen, eşinin akrabalarına iyi muamele eden, dargın durmayan ve yüksek sesle konuşmayan hanımdan veya erkekten, eşi neden soğusun?

Üstat Bediüzzaman buyurmuş ki: “Bir ailenin saadet-i ebediyesi, koca ve karı mabeynindeki bir emniyet-i mütekabile (karşılıklı güven) ve samimi bir hürmet ve muhabbetle devam eder.” (Hanımlar Rehberi)

İnsanlık tarihi boyunca her insan, ister yalnız olsun ister başkalarıyla beraber olsun, huzurlu olmanın yolunu aramıştır. Huzursuzluk, dışarıdan gelen bir şey değildir. Huzursuzluk, bizim içimizdedir.

Huzursuzluğun sebebini dışarıda arayan, yanlış adrese gitti. Bir arada yaşamanın sırlarını bulursak, (bu da prensiplerle olur) eşimizden neden soğuyalım?

Şair diyor ki,

“Ne bende sabr-ı sükûn

Ne sende vefadan zerre

İki yoktan ne çıkar

Fikredelim bir kere”

Eşler arasına soğukluk girebilir. Bu gayet tabiidir. Önemli olan bu aşamada ne yapıldığıdır. Yani buzları nasıl eritebiliriz?

Bazı hanımlar böyle zamanlarda eşinden uzaklaşmanın, ailesinin veya akrabalarından birinin yanına gitmenin çözüm olabileceğini düşünüyor. Bu, her zaman çözüm değildir… Soğukluk daha çoğalabilir.

Yani iyimser olmak…

Buyrulmuş ki, “Eşinizin hoşunuza gitmeyen tarafları olursa sabredin; ona mukabil Allah size bazı mükâfatlarda bulunacak, hayırlı çocuklar, ev bark gibi…” “Güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen hayatından lezzet alır.”

Eşinden hoşlanmayan şöyle düşünecek; “Allah bana bu derdi verdi, başka dertler vermez. Kader der ki, bu dert buna yeter, başka dert vermeyelim…”

Herkesin derdiyle sefasının çarpımı birbirine eşittir. Allah’ın adaletini düşünmek lazım…

Evlilikte “hay hay” demeyi bilmek birçok sorunu çözmeye yeter. Eşimizin istekleri İslam’a uygun olduğu müddetçe, “hay hay karıcığım, hay hay kocacığım” desek, ne olur yani?.. İzzet-i nefsimize gölge mi düşer?.. Kavga da biter gürültü de biter. “Ben problem kişi olmayacağım, aldığın kararlara uyarım” demek herkesi rahatlatır. Ben, yardımcılarıma diyorum ki, “senin çalışmalarına karşı çıkmam. Bu iş esnasına ben işçiyim, patron sensin!” Herkes memnun oluyor. Hanıma kolay kolay “hayır” demem. İstekleri İslam’a ters düşmüyorsa, “hay hay hanım” diyorum, mesele halloluyor.

Çok dindar bir arkadaşım vardı. Karısı da görgülü, kültürlü bir hanımdı. Karısı boşanmak istemiş. Yahu ne oldu dedik, niye ayrılıyor eşin senden? Verdiği cevap aynen şu: “Benden sadece kibarlık beklemiş, onu da bulamayınca ayrılmaya karar vermiş! Ben bu kadınla nasıl barışacağım?”

Ona dedim ki: “Önce kendinle barış, sonra eşinle barışırsın!..”

Yani iş, eşinizi keşfetmeye çıkmaktan başlıyor…

Hekimoğlu İsmail-Zaman(12.Temmuz.2008)
 

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.

couk